En Sıcak Konular

Hayrettin Karaman
Yeni Şafak

Hayrettin Karaman
0 0 0000

İslam ve emperyalizm



Bir yazımda "İslam'da emperyalizm yoktur" demiştim. İslam ve Osmanlı ile arasının bozuk olduğu anlaşılan bir vatandaşımız içini şöyle boşaltmış:

"İslam'da emperyalizm yoktur diyorsunuz. Osmanlı'nın, ta Viyana kapılarına kadar gitmesi neydi? Padisahınız sefere çıkmakta gecikince asker isyan ediyordu. Neden? 1) İşin ucunda talan, hırsızlık vardı. Çalışıp çabalamış Hristiyanların malını mülkünü çalmak helaldi, hatta sevaptı. 2) Yeniçeriler evlenemezdi, İstanbul'da seks ihtiyaçlarını giderme olanağı yoktu. Tek çare, Hristiyan ülkelerini basıp oradaki kadınları kızları becermekti. Bunları emperyalizm ve ahlaksızlığın daniskası olarak görmemeniz mümkün değil, ama işinize gelmez. Dünyanın en büyük yalanı olan vahiy, kitap, şeytan, cinler, periler ile milleti zehirlemeye devam edin".

İnşallah faydası olur ümidiyle birkaç satır yazalım.

Ben "İslam'da" dedim, "İslam tarihinde" demedim. Fert olsun topluluk veya devlet olsun Müslüman sıfatını taşıyanların İslam'a aykırı uygulama ve davranışları olmuş ise bu İslam'ı bağlamaz.

Osmanlı uzun bir tarih denmektir; Osmanlı sultanlarının da yanlışları olmuştur, ama genel olarak bakıldığında yüzümüzü kızartacak, bizi mahcup edecek bir Osmanlı yoktur; dünyasına barış ve adalet dağıtan bir Osmanlı vardır.

Evet İslam'da emperyalizm yoktur; çünkü bu kelimenin ifade ettiği mana, başka ülkelerin topraklarına el koymak ve halkını sömürmektir. İslam'da olan ise fetihtir. Fetih başkalarının mallarını ve canlarını almak değildir. Fetih için yapılan İslam cihadında savaşanlardan başkasının malına ve canına dokunulmaz, savaşanlardan başkası esir alınmaz, işinde gücünde olan halka dokunulmaz, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, ekine ve ağaca zarar verilmez.. Fethedilen ülkenin halkı işine gücüne devam eder, topraklarını kullanır ve yalnızca devlete vergi verir. Fetih ve cihadın amacı yayılmak veya sömürmek değildir; zulmü ortadan kaldırmak, din özgürlüğünü tesis etmektir. Bundan sonra dileyen Müslüman olur, dilemeyen kendi dinini hür olarak yaşar.

Savaşan askerler bir ülkeye girdiklerinde talan, soygun, hırsızlık, zina… yapamazlar; yaparlarsa ağır cezası vardır. Ele geçirdikleri bir ganimeti devlete teslim etmezlerse büyük günah ve suç işlemiş olurlar.

"Vahiy, kitap, şeytan ve cinler ile milleti zehirlemek" gibi bir işimiz yoktur. Siz de Kitab'ı, peşin hükümlerden sıyrılarak okusaydınız onun zehir değil, şifa olduğunu görür, anlar ve yaşardınız. Öyle anlaşılıyor ki, bizim hiçbir dahlimiz olmadan sizi şeytan zehirlemiş. Bundan da kurtulmanın yolu Kitab'ı okumak, ondan alacağınız bilgi ve ruh gücü ile şeytana savaş açmak ve onu yenerek sağlığa kuvuşmaktır.

Allah şifa versin!



Bu yazı 487 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Haziran 2008 Milli maç milli mesele
    • 26 Haziran 2008 Şimdi ne yapacağız?
    • 12 Haziran 2008 Cumhuriyeti korumak
    • 25 Mayıs 2008 Ya bu deveyi güdecekler…
    • 18 Mayıs 2008 Yargı bağımsızlığı ve yanılmazlığı
    • 24 Nisan 2008 Bankaların verdiği promosyon
    • 5 Nisan 2008 Devlet-din ilişkisi
    • 30 Mart 2008 İddianamedeki laiklik
    • 28 Mart 2008 Laiklik tehlikede mi?
    • 23 Mart 2008 İddianame kusurludur
    • 14 Mart 2008 Kısas (2)
    • 13 Mart 2008 Kısas
    • 7 Mart 2008 Sıra sana da gelir
    • 29 Şubat 2008 Sağırlar, dilsizler ve körler
    • 28 Şubat 2008 Atalar dini
    • 24 Şubat 2008 Çelişkiler Yumağı
    • 22 Şubat 2008 Fetvalar arasında
    • 21 Şubat 2008 Mescid-i Aksâ hepimizin
    • 15 Şubat 2008 Kadınlar da farklı
    • 14 Şubat 2008 Niçin Örtünüyoruz? (3)

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,156 µs