En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Müslümanlar! Medyada Üstün Olmazsanız, Hür Olamazsınız...



ÇOCUKLUĞUMDA bizim ilçeye İstanbul gazeteleri haftada iki kere vapurla gelirdi, 1940’larda, bugünkü gibi gelişmiş modern yollar, otobüsler yoktu. Türkiye’nin nüfusu 20 milyonun altındaydı. Halkın büyük bir kısmı okuma yazma bilmezdi. En büyük gazetenin tirajı otuz bindi. O tarihlerde televizyon melevizyon yoktu, radyo da yaygın değildi. Basın gemliydi, hükümeti tenkit edemezdi. İkinci dünya savaşı boyunca İstanbul’da sıkıyönetim vardı. Radyo da devletindi.

Sonra Türkiye büyüdü, medya büyüdü ve dehşetli bir güç haline geldi. Yazılı basının, TV’lerin yanında bir de, her geçen gün devleşen bir internet medyası ortaya çıktı. Günün her hangi bir saatinde bilgisayarınızın başına geçiyor, düğmesini tıklatıyor, hem yurt, hem de dünya haberlerine anında ulaşabiliyorsunuz.

Rejimleri oturmuş demokrat ülkelerde basın “Dördüncü Kuvvettir”, yani yasama, yürütme ve yargıdan sonra büyük bir kuvvet ve iktidardır. Bizde gerçek demokrasi olmadığı için medya dördüncü değil, birinci güç haline gelmiştir. Daha doğrusu getirilmiştir.

Osmanlı imparatorluğu zamanında gazete çıkartmak ruhsata tabi idi, yani izin almak gerekiyordu. 1910’larda bir veya birkaç kişi küçük bir sermaye ile günlük bir gazete çıkartabiliyordu. Gazete matbaaları Sirkeci ve Cağaloğlu semtlerinde idi. Küçük bir idare yeri... Kendi matbaasında veya başka bir matbaada ücret ödeyerek bastırmak... Birkaç bin veya birkaç on bin nüsha baskı... Bağırarak gazete satan seyyar müvezziler... Taşraya vapurlarla veya trenle gönderilen bir miktar gazete...

Günümüzde durum değişmiştir. Gazete çıkartmak için en azından on milyonlarca dolar sermaye gerekiyor. Büyük bir gazete için bu da yetmez...

Şu anda İstanbul’da, yurt çapında yayın yapacak büyük bir gazete çıkartmak imkanına sahip kaç vatandaş veya firma vardır?

Basın hürriyeti mânâ değiştirmiştir. Halk bu hürriyeti kullanamıyor, ona mâruz kalıyor.

Ülkemizdeki büyük medya tekelleştiği, kartelleştiği için fonksiyonunu, vazifesini, hizmetini yapamıyor.

Bir şahıs birtakım gazetelere, dergilere, televizyonlara sahip oluyor ve bunları, büyük servetini daha büyütmek, milyar dolarlarına milyar dolarlar katmak için kullanıyor.

Bizdeki bazı büyük ve güçlü gazeteler ve televizyonlar müzmin bir şekilde din düşmanlığı yapıyor. Bu konuda kışkırtıcı, yönlendirici hareket ediyor.

Birtakım azınlıklar Türkiye’yi el altından idare etmek istiyor ve medyayı bu maksatla kullanıyor.

Medyacı olarak işe başlıyor, bir müddet sonra bankalar, holdingler, sanayi, ihracat, ithalat, büyük ticaret, finans... Medya hizmetleri amaç olmaktan çıkıyor, araçlaşıyor.

Senelerden beri yazarım: Medya meselesi halledilmedikçe, medya temiz, sağlıklı, dürüst, şeffaf, vatansever bir hale getirilmedikçe Türkiye selamet bulmaz diye.

Siyasî iktidarlar, medyayı düzeltmek yerine medya ile anlaşmayı tercih ediyor. Çünkü iki tarafın da açıkları var.

Ülkede çoğunluğu oluşturan Müslümanlar medya faaliyet ve hizmetlerinde o kadar başarılı değil, medyanın birinci liginde (birkaç istisna dışında) oynayamıyor.

Gerçi son yıllarda Müslümanların da büyük gazeteleri, büyük televizyonları oldu ama bunların çoğu taşıma su ile dönen değirmenler gibi. Gazetenin tirajına bakıyorsunuz, birkaç yüz bin... Lakın işin içyüzü şöyle: Bu tirajın 35 bini bayi satışı, gerisi abone ve dağıtım. Dağıtım ne demek? Cemaate bağlı zenginlerin her biri, günde 50, 100 veya daha fazla gazete parası veriyor, bunlar evlere, işyerlerine, apartmanlara dağıtılıyor. Tabiî ki, böyle şişirme tirajların fazla ağırlığı, gücü olmuyor.

Bütün gazete, dergi ve TV’leri kasd etmeden söylüyorum: Kötü medya halkı afyonlamak, sersemletmek, yönlendirmek için açık ve sinsi yayın yapıyor.

Milyonlarca vatandaş kötü medya yüzünden dedikodu mübtelası olmuştur.

Kötü medya, revaç sağlamak, reyting yapmak için seksi, şehveti gıdıklayan yayınlar yapıyor.

Memlekette devamlı bir kriz havası olması için çalışıyorlar.

İncir çekirdeğini doldurmaz fasa fiso haberleri manşetten veriyorlar.

Türkiye İran olacak... Malezya olacak... Lâiklik elden gidiyor, Şeriat geliyor!.. diye aslı astarı olmayan yaygara kampanyaları açıyorlar.

Şu anda, birtakım gazete ve TV’ler Türkiye’nin önündeki en büyük engeldir. Bunlarla demokrasi olmaz, huzur olmaz, selâmet olmaz, iç barış olmaz.

Başörtüsü serbest bırakılırsa Türkiye Malezya gibi olurmuş. Bunlar geri zekalı mı? Niçin Malezya gibi olsun? İngiltere gibi olur, İsviçre gibi olur, hattâ (resmî liseler hariç) Fransa gibi olur. “İngiltere gibi olur...” demiyorlar, İran ve Malezya gibi olur diyorlar. Niçin? Çünkü kötü niyetliler, maksatlı yayın yapıyorlar.

Türkiye, kendisine zarar veren bu medyadan kurtulamaz mı? Elbette kurtulabilir, elbette bunun çare ve çözümleri vardır. Lâkin çoğunluğu teşkil eden Müslümanlar birlik değildir. İrili ufaklı binlerce cemaate, hizbe, gruba ayrılmışlardır. Bir araya gelip, güçlerini birleştirip müsbet, faydalı, vatansever bir medya kuramıyorlar.

Türkiye’nin şöyle bir günlük gazeteye ihtiyacı vardır:

1. En az bir milyon satış.

2. Büyük bir tesiri ve gücü olacak.

3. Bir din gazetesi olmayacak ama ülkenin dominant dini olan İslâm’a ve çoğunluğu teşkil eden Müslümanlara düşmanlık yapmayacak. Olumlu olmak, iftira etmemek, düşmanlığa kaçmamak şartıyla Müslümanları da tenkit edecek.

4. Son derece dürüst ve doğru yayın yapacak.

5. Yüzde 20 civarındaki kesimin de görüşlerini, düşüncelerini, tenkitlerini, kaygılarını aks ettirecek.

6. Gazetecilik başka ticaretlere, voli vurmaya, alavere dalavereye, hortumlamaya âlet edilmeyecek.

7. Medya etiğine son derece riayet edilecek.

8. Toplumsal barış, sosyal uzlaşma için çalışacak.

9. Siyasî İktidarla açık gizli hiçbir şaibeli ilişkisi olmayacak.

10. Bünyesinde, ülkedeki bütün çeşitliliklerin namuslu ve dürüst mensupları olacak.

Böyle bir gazeteyi herkes güvenerek okur. Böyle bir gazete bir kesimin değil, bütün halkın gözü, kulağı, kalemi olur.

Bu dediklerim mümkün müdür? Niçin mümkün olmasın. Belki uygulamada birtakım aksaklıklar, eksiklikler olur ama pekala mümkündür.

İşin acı tarafı böyle bir gazeteyi birbirleriyle çatışan kesimler, gruplar, hizipler, cemaatler, sağcılar solcular, şucular bucular istemez.

Bu yazı 930 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,362 µs