En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Huzurunuzda yeni Yaşar Nuri!



Siyasete atıldıktan sonra, hayli sıcak mesajlar veriyordu.. Eski Yaşar Nuri gitmiş, “Türban yasağını ancak ben çözerim” diyen Yaşar Nuri gelmişti..
“Peki türban yasağını nasıl çözeceksiniz?” diye sorulduğunda verdiği cevabı ise, tıynetini gösteren rezillikteydi:
 
  “Açıklayayım da, muhaliflerim kapıp kopya mı çeksinler?”
Sanki millet için değil de, kendi egosunu tatmin etmek için siyaset yapıyor beyefendi!
Rahatlıktan olsa gerek, göbeğini iyice şişirdiği pozlarla piyasaya çıkmış, “Türban, rahibe kıyafetidir” diyor şimdi..
Okkalı bir laf edeceğim şimdi ama, hemen çevirecek sözlerini, biliyorum: “Ben başörtüsüne söylemedim, türbana dedim.”
Bre insafsız, o zaman söyleyeceğin şeyi tam söylesene. Veya söyleyeceğin lafı kırpıp, yamultacak, istedikleri gibi kullanacaklar yerine, dürüst insanlara söylesene.
Al işte, örtünme ile ilgili tek bir olumlu ifadenin yer almadığı röportajı, kamuoyuna şu ifadelerle yansıtıldı: “Hanımların başındaki örtü, rahibe kıyafetidir. Saint Paul’un İncil’e soktuğu kıyafettir. O bizim Müslüman insanın örtüsü değildir.”
Peki Müslüman hanımların örtüsü nedir Yaşar efendi?
Hatta sadece örtüsü değil, kıyafeti nasıldır?
Mini etek, göğüsleri açan dekolteli bluz mudur, Hz. Peygamber’in emrettiği kıyafet?
Nedir senin kafandaki İslam dininin öngördüğü kıyafet, söylesene be adam!
Daha önemlisini hatırlatayım sizlere.. Dün siyasette oy dilenirken, “Türban yasağının nasıl çözümleneceğini ben biliyorum” dediği halde, şimdi o türbanı “rahibe kıyafeti” olarak ilan etmesi!
Türban “rahibe kıyafeti” idiyse, niye çözmeyi vaad ediyordun Yaşar efendi? Seçimlerden önce deseydin ya, “Türban rahibe kıyafetidir” diye..
Veya cesaretin varsa, türbanın karşısında alternatif olarak gösterilen “başı açık kıyafet”in ne kıyafeti olduğunu da ilan etsene görelim..
Türban rahibe kıyafeti imiş!. Peki kadınların “başı açık” sokaklarda dolaşmaları neyin kıyafeti?
Yüreğin yetiyorsa onu da söyle de bilelim..
Müslüman hanımları, aklın sıra Hıristiyanlarla benzeştireceksin. Başı açıklarla ilgili yorum yapmayarak, onları zımnen kutsayacaksın! Bir tek sen akıllısın, başka herkes aptal öyle mi?
Böylece anlaşıldı, yıllarca “din istismarcıları” diye yaptığın saldırıların gerçek muhatabının kim olduğu...
 Seçim öncesinde “Türban yasağını ben çözerim” deyip, seçimden sonra kartel televizyonlarından birinde iş kapabilmek için “Türban rahibe kıyafetidir” demek, seçim öncesinde yapılanın din istismarcılığı olduğunun da belgesi değil midir?
Siyasete girmeden önce, kanal kanal dolaşıp, mütedeyyin insanlar aleyhine ettiği lafları tekrarlayabilmek için, şimdi yoklama çekiyor.. Çaktırmadan, mütedeyyin insanlara hakaret içerikli laf ediyor ki, kartel televizyonları da tekrar onun peşine düşsün! Kendisi siyasette iken, “Beni görmüyorlar. Bizi göstermiyorlar. Bizim haberlerimizi yapmıyorlar” diye suçladığı ahlaksız kartele, şimdi müslümanlara küfür ederek çıkacak!
Başka nasıl çıkabilir ki?
Düne kadar, “100 metre ara ile cami”den bahsediyordu, üç sene içinde Türkiye’de kaç tane cami yapıldı ise, dünkü rakamı “50 metre ara ile cami” idi!
Yalancılığın bu kadarına da pes yani!
Bir insan, kendi inancını, kendi değerlerini bu kadar mı aşağılar?
20 metre ara ile pavyonlar gözüne batmaz da, camiler mi batar!
Şu ifadesine bakınız: “Bize, ‘İslam’ın diğer taraflarını bırakın, size bol cami yapmak, hanımların başını örtmek kafidir’ diyorlar.”
Ben de Yaşar efendiye, şöyle mi desem acaba, “Yaşar efendinin ağababaları, ‘Size bol bol pavyon açıp, kadınlarınızın çıplaklaştırılması yeter’ diyor.”
Öyle mi Yaşar efendi?
Söyle cevap ver, “Nedir camiden rahatsızlığın? Nedir örtüden şikayetin?”
Ve sonunda, tekrar kartel televizyonlarında görünmek için ettiği absürd laflar arasında, “darbeseverliği”ni de itiraf etti: “Darbe olur deniyor, ama bana öyle geliyor ki, Türkiye, darbeleri bile Allah’tan niyaz edecek duruma gelebilir.”
Şu utanmazlığa bakın!
Mafya bozuntusu birisinin, karşısındaki adamı kitabına uydurulmuş şekilde tehdit ederken, “Ulan öyle bir düşeceksin ki, ‘Vur beni abi’ diye yalvaracaksın.” örneğini tekrarlıyor uyanık Yaşar!
Darbe olsun ama, ben desteklememiş olayım numarası bu!
Sandıktan tokadı yiyince, Haydar Baş hocanın bile altında kalınca, darbeden ümit besleyen kafa, işte bu!
 


Bu yazı 735 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,535 µs