En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Çarşı cinayeti ne oldu?



Geçenlerde yazdığım yazılardan birinde, vatandaş olarak iki olayı çok yakından izleyeceğimi yazdım.

Bunlar hükümetin ilk icraatları açısından da önemli.

Birincisi Beyoğlu Karakolunda ölüme yollanan Nijeryalı mülteci... Diğeri de Beşiktaş camiasında işlenen cinayet.

Ne hikmetse medya Çarşı cinayetine, Nijeryali mülteci Festus Okey kadar bile ilgi göstermedi.


Festus Okey’in ölümü de henüz açıklığa kavuşmuş değil. Önce farklı açıklamalar söz konusu oldu.

Sonra, savcılığa ölüm vukuu bulduğunda güvenlik kameralarının çalışmadığı söylendi.

İçişleri Bakanlığı müfettişleri olaya el koyunca yok olduğu söylenen kamera kayıtları bulundu.

Şimdi ise Festus Okey’in ölüm biçimini netleştirecek olan gömleği kayıp.

Gömlek bulunursa nasıl öldüğü de aydınlanacak.

Bekliyoruz.

***

Çarşı cinayeti ise Nijeryalı Mülteci Festus Okey’in kayıp kanlı gömleğinden de beter... Tamamen sırra kadem basmış durumda.

Ne birinci sayfalarda...

Ne de spor sayfalarında...

Bulunabiliyor.

Beşiktaş gibi büyük bir kulübün en ünlü taraftar topluluğunun üyelerinden biri...

Bir diğer üyeyi...

Çalıştığı otoparkı arkadaşlarıyla birlikte basıp...

Tabancayla kafasından vurarak öldürüyor.

Çeteleşmekten, mafyadan sözediliyor...

Ama bizim basın olayla ilgilenmiyor.

***

Cinayet ertesi gazeteler neler yazmıştı?

İddiaya göre Ferdi Aslan, Beşiktaş-Kayserispor maçı oynanırken tribünlerden gelen ve cinayet sonrası yeniden tribünlere dönen bir grup tarafından öldürülmüştü... Gazeteler olayı ‘bedava bilete’ bağlı ‘rant cinayeti’ olarak nitelemişti.

Olayla ilgili haberleri okurken, Gabriel Garcia Marquez’in ‘Kırmızı Pazartesi’ adlı romanındaki gibi herkesin her şeyi bildiğini ama devletin nedense bir türlü futbolu mafyadan arındıramadığını yeniden görür gibi olduğumu yazmıştım.

Çünkü...

Cinayet haberlerinin içindeki şöyle bölümler vardı:

‘... İddialara göre; Beşiktaş’ta Sinan Engin’in menajerliğe getirilmesinin ardından çatışmaya kadar uzanan gruplaşmalar olmuştu.

... Ferdi Aslan, Çarşı’daki genç oluşumun liderlerinden biriydi. Sinan Engin’e karşı olan grupta yer alıyordu. Fenerbahçelilerle karıştığı kavgaların sonucunda tribünde nam salmıştı. Bazı illegal işlere karıştığı öne sürülüyordu.

... Bu kişilerden biri, Ferdi Aslan’ı öldürdüğü öne sürülen Alpay K.’ydı.

Alpay K., Ferdi Aslan’dan daha uzun süredir tribünlerde etkili olan bir kişiydi.

Alpay K. bir süre tribünlerden uzaklaştı. Bu sırada mafya örgütlenmeleri içine girdiği kulaktan kulağa yayılmıştı. O ise Sinan Engin’e karşı tepkileri dindirmeye çalışanlar arasında yer alıyordu.

Ferdi Aslan ile Alpay K.’nın bu tartışmalar sırasında karşı karşıya gelen grupların başında yer aldığı öne sürüldü.

... Tartışmanın bir diğer boyutu, tribünlerde oluşturulan iktidarın, ranta dönüştürülmesiydi.

.... Tribünde kavgalarla ün sağlayanlar daha sonra semtlerde bunu kazanca dönüştürüyordu.

... Arkalarınaki kalabalığın gücünü kullanarak çeşitli işletmeleri ele geçiriyorlardı.’

***

Bu haberleri sadece bizler okumuyoruz...

Görevliler de okuyor.

Ama nedense futbol hiç bir şekilde suçtan arınmıyor.

Görülen o ki Çarşı cinayeti de unutulup gidecek..

Bir türlü cevap alınamayan sorular öyle kalakalmakta:

Türkiye’de devlet ve hükümet futboldaki mafya gölgesini yok etmek istiyor mu, istemiyor mu?

İstiyorsa bu iş neden bitmiyor?

Yoksa mafya devletten daha güçlü de, ondan mı?

***

Evet, ne oldu bu Çarşı cinayeti?

Yoksa Malezya tartışmasının bitmesini mi bekliyor.

Bu ülkedeki cinayet özgürlüğü bizim basının hiç mi ilgisini çekmez?

Her şeyi tartışırlar da...

Cinayetleri neden tartışmazlar?

Ülke Malezya’ya benzer mi bilmiyorum ama...

Bu basın...

Sanki ‘Çavuşesku basınına’ benziyor.

Beşiktaş’ın eski atrenörü Lucescu’nun...

‘Türkiye, futbolda Çavuşesku’nun Romanya’sına döndü’ sözlerine de...

Belki bu yüzden aldırmadılar.


Bu yazı 766 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,510 µs