En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

‘İkinci Cumhuriyet’ Milli Takımı...



Sabah cep telefonumda bir mesaj: ‘Günaydın. Cengiz Çandar ‘Mahalle Takımı’na karşı ‘İkinci Cumhuriyet’ Milli Takımını yazmış. Bayıldım.’

Kalktığımda yazıyı okumak için internete hamle ediyorum...


Bakıyorum, benim gözüm, kulağım gibi hareket eden dostlarım yazıyı bana çoktan yollamış.

Belli ki eğlenceli bir yazı bu...

***

Cengiz’in yazısı şöyle başlıyor:

‘Hürriyet yazarlarından biri, farkında olarak mı, olmadan mı, bilmiyorum 11 kişilik bir takım kurmuş, beni de dáhil ettiği o 11 kişilik takımdan istekte bulunuyor.

Şöyle diyor:

‘AKP, ısmarladığı Anayasa taslağı ile tek parti iktidarı planladığını artık gizlemiyor. Bu Anayasa taslağı ile Cumhuriyet’i iğdişleştirmeyi tasarladığını da gizlemiyor. Anayasalar tarihinde benzeri görülmemiş bir girişim ile Anayasa Darbesi yapmaya hazırlanıyor. Sonuç olarak sadece laikliği değil, Cumhuriyet’i, üniter devleti de tehlikeye atıyor.

Bu nedenle, Mehmet Barlas, Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar, Murat Belge, Mehmet Altan, Eser Karakaş, Etyen Mahçupyan, Ali Bayramoğlu, Hasan Cemal, Şahin Alpay ve Orhan Pamuk gibi has ve acar demokratların AKP ile ilişkilerini gözden geçirmeleri ülkemiz için çok yararlı olur.’

İlk paragraf, işin ‘hezeyan’ kısmı... Bu hezeyan, ya algılama zaafı ile ilgili ya da başka bir şey. Bazılarının görev aldığı ‘psikolojik savaş’ın bir parçası olabilir.’

***

Sonra da şöyle devam ediyor:

‘Ama ben, bugün işin bu kısmıyla ilgilenmeyeceğim. 11 kişilik takıma konulmam ve takımdaki mevkiim beni ilgilendiriyor. Çünkü hoşuma gitti.

Takımı bir daha sayalım. Kalede Mehmet Barlas, geri dörtlü M.Ali Birand, Cengiz Çandar, Murat Belge, Mehmet Altan. Orta saha Eser Karakaş, Etyen Mahçupyan, Ali Bayramoğlu, Hasan Cemal. İleri ikili Şahin Alpay ve Orhan Pamuk.

Tabii bu 4-4-2 düzenine göre böyle. Futboldan anlayanlar bilir, genel diziliş 4-4-2 olsa da, bu, oyun içinde, daha ziyade 4-4-1-1 şeklinde, yani ‘tek santrforlu’ bir düzene dönüşür. Bu durumda, ‘bizim takım’ın asıl hücum oyuncusu yani tek santrforu Orhan Pamuk oluyor. Yakışır. Türkiye’nin dünya çapındaki en önemli oyuncusu o. 2006 Nobel Edebiyet Ödülü sahibi. Bugüne dek Nobel kazanmış tek Türk.

Ben, geri dörtlüye yerleştirilmişim. Yazar, benim solak olduğumu nereden biliyor, bilmiyorum; ama doğru biliyor. Ben, gerçekten solakımdır. Hem yazıyı sol elimle yazarım, hem de futbol oynadığım dönemlerde, futbolseverlerin ‘tek ayaklı’ dedikleri cinsten bir solaktım. Sağ ayağım, koşmaya, yürümeye, topu kontrol etmeye, en fazlasından yakın mesafede pas vermeye yarardı. Sol ayağımı ise, övünmek gibi olmasın, raket gibi kullanırdım.

Solda, kanatta oynardım. Dolayısıyla, Hürriyet yazarının kurduğu ‘bizim takım’ın geri dörtlüsünde sağ kanatta M. Ali Birand (doğru tercih olduğundan kuşkuluyum), orta blokta yani günümüz futbol terimleriyle iki stoper olarak Murat Belge ve Mehmet Altan, sol dışta ise ben oynuyorum.

Söz konusu yazar, bu kadroyu ‘İkinci Cumhuriyet Milli Takımı’ diye algıladığı için, konunun beni özellikle hoşnut eden tarafına geleyim.

Bu durumda ben, bu takımın Roberto Carlos’uyum!’

***

Ardından da soruyor:

‘Şimdi ortada iki çağrı söz konusu. İlki benim Roberto Carlos’u olduğum has ve acar demokratlardan oluşan 11’in AKP ile, ülkemiz için çok yararlı olması için, ilişkilerini gözden geçirmesi; ikincisi ise bu çağrıyı yapan yönelik çağrı, daha doğrusu soru: ‘Kız sen Türkiye’nin hangi mahallesindensin?’

İlk çağrının gereğini yerine getirmek hayli zor. Zira, o 11 içinde bir tane AKP’li yok. Çağrıyı yapanın sandığı türden ilişkiler de yok. Dolayısıyla, ikinci çağrıya uymalı ve sormalı:

‘Kız sen Türkiye’nin neresindensin?’

***

‘Mahalle Takımı’na karşı

‘İkinci Cumhuriyet’ Milli Takımı...

Sabahın ilk sinyalleri yazının eğlenceli olduğunu zaten söylüyordu.

Gerçekten de öyleymiş.


Bu yazı 531 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,163 µs