En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Kavrulur muyuz?



Okulların ilk haftası da bitiverdi...

Biliyor musunuz, okutulan ilk derste, küresel ısınma sonucu ortaya çıkan kuraklık, su kaynaklarının hızla tükenmesi, su kirliliği, su tasarrufu ile sağlık ve çevre konuları işlendi.


İlk derse küresel ısınmayla başlamak isabetli olmuş...
Çünkü, önde gelen bir iklim değişimi uzmanı, gelecek yüzyılın ortalarına dek milyonlarca, hatta on milyonlarca kişinin ölebileceği uyarısında bulunuyor...

Önceki gün de,
BM’nin Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli’nden Profesör Martin Parry, bu ölümlerin iklim değişiminden kaynaklanacak sel, açlık ve kuraklık felaketleriyle meydana geleceğini söyledi.

Profesör Martin Parry, dünyada ortalama sıcaklık artışını 2 dereceyle sınırlandırmak isteyen AB’nin başarı şansının çok düşük olduğunu belirtti.

Profesör Parry’ye göre atmosferde uzun süredir varolan karbon gazları yüzünden dünyanın ısınmaya devam etmesi kaçınılmaz.

BM uzmanına göre bu hedefe ulaşılsa bile, 2 derecelik bir artışın doğa üzerinde çok ciddi etkileri olacak.

Parry’nin başkanı olduğu BM panelinin 2 numaralı çalışma grubu, bin sayfalık raporlarını da Londra’da dünyaya tanıttı.

Raporda Afrika, Asya’daki büyük delta ovaları ve Kuzey Kutbu’nun iklim değişiminden en büyük zararı görecek bölgeler olduğu vurgulanmakta...



BM uzmanlarına göre dünyada karbon gazı salımı, Kyoto Anlaşması sanki hiç yapılmamış gibi sürüyor.

İklim değişimi konusundaki tahminlerin henüz tam olarak kesin olmadığını kabul eden uzmanlar, yine de dünyanın kitlesel ölümlere doğru gittiğini söyleyebileceğimiz görüşünde.

Buna göre 2050 ya da en geç 2080’e dek yaşanacak sel, açlık ve kuraklık felaketlerinde en büyük darbeyi en yoksullar alacak.

Martin Parry’ye göre bu dönemde canlıların dörtte biri ila üçte biri yok olabilir.

Parry hükümetlere, insanların felaketlere hazırlanmalarına yardım edecek planları hemen yapmaya başlamaları çağrısında da bulundu.

Ne var ki, Çevre ve Orman Bakanı bu görüşte değil...

Hatta tam aksine küresel ısınmanın Türkiye’yi etkilemeyeceğini söylemekte...

Geçenlerde

Bakan’ın Afyonkarahisar’da yaptığı bir konuşmada Türkiye’de ihtiyacın ‘10 katı’ su bulunduğunu söylediğini okudum...

Bakan Eroğlu, alınan tedbirler sonucu ‘Türkiye’nin susuzluk çekmeyeceğini ve 2010 yılına kadar suyu olmayan şehir veya beldenin de kalmayacağını’ söylemekteydi...

Ayrıca...

Küresel ısınmaya karşı Türkiye’de gerekli tedbirlerin alındığını da gene Bakan Eroğlu’nun konuşmasından ögrendim... Demek bu işi gizlice başardık...

Eroğlu, ‘Bana göre, küresel ısınma Türkiye’yi tehdit etmiyor. Tedbirlerini

aldıktan sonra her şeyin çözümü var’ demekteydi...

Ardından da, ‘Bizim içme ve sulama suyu ihtiyacımızın çok daha fazlası ülkemizde var. Türkiye’de ihtiyacımızın 10 katı su var. Mühim olan bu suyun iyi

kullanılması, havzalar arasında aktarılması gerekiyorsa, aktarmalı gölet

ve barajları yapmak gerekiyor. Hükümetimiz de damlamalı sulama için vatandaşları teşvik ediyor ve çok uygun şartlarda çiftçimize kredi veriyor. Bunlar dikkate alındığı zaman vatandaşın da suyu tasarruflu kullanmasıyla küresel ısınmayı aşarız’ diye ekliyordu...


Doğrusu, dünyanın çaldığı kampana ile bizim hükümetten gelen ses çok farklı...

Alakası var mı, bilmiyorum ama, aklıma Temel fıkrası geldi...

Temel uluslararası uzay konferansına katılmış...

Uzun süre susutuktan sonra konuşma sırası kendine gelince, sakin bir sesle ‘Biz güneşe gideceğiz’ demiş...

Konferansa katılanlar kulak kesilip sormuşlar:

Nasıl?

Temel cevap vermiş:

Akşam serunluğunda...


Bu yazı 546 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,954 µs