En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Halka karşı kalkışma...



Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünisa Gül’ün protokole girmesine tepkisi dün Ankara’da en açık biçimde sergilenmiş. Ne olmuş?


Ankara Garnizon Komutanı ve 4. Kolordu Komutanı Korgeneral Aslan Güner, Cumhurbaşkanı’nın uçaktan eşiyle indiğini görmüş, protokolden ayrılmış... Abdullah Gül kim?

Ülkenin meşru cumhurbaşkanı.

Devletin memurları, devletin meşru cumhurbaşkanına tavır koyabilir mi?

Muz cumhuriyetlerinde, evet.

***

Anayasanın emri olan fikir özgürlüğünü yok sayan ve kendi içtihatını ciddiye almayan kurumunun ilgili dairesine söz etmeyen Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya da:

‘Anayasanın başlangıç kısmından temel ilke ve esaslar çıkarılamaz, diğer maddelerde, başlangıç ve ilk dört maddeye aykırı düzenleme yapılamaz’ demiş.

Neden?

Parlamento devletin belirleyici iradesi mi, askerlik şubesi mi?

1980 Darbesinin anayasası neden değiştirilemesin?

Yeter ki temel hak ve özgürlükler çağdaş hukuksal ölçüler içinde güvenceye alınsın.

Bunlar güvenceye alındığında onların ‘çok önem verdiklerini’ söyledikleri laiklik de zaten güvenceye alınmış olur.

***

Dünyada yankılanıp, hepimizi rezil eden bilim hırsızlığına aldırmayan Rektörler Komitesi de ‘anayasa çalışması dursun,’ buyurmuş.

Bunlar nerede olur?

Ülkeyi parlamentonun yönetmediği, halk iradesinin hiçe sayıldığı muz cumhuriyetlerinde.

Biz muz cumhuriyeti miyiz?

Devletin memurlarının davranışlarına bakarsanız, öyleyiz.

Ya da bu memurlar öyle olmamızı istiyorlar.

***

Kuralları çiğneyen asker bürokrat...

Hukuksuzluğa sessiz ama türbana tavırlı hukuksal mekanizma...

Bilimden ziyade oligarşik bir siyasetin parçası olmayı seçmiş ve aşırı siyasallaşmış olan YÖK...

Görünürde neden korkuyorlar?

Din devletinden.

Peki din devletinin en büyük panzehiri...

Ve laik demokratik düzenin en büyük güvencesi AB değil mi?

***

Üstelik bunu AB de açıkça söylemekte...

Örneğin, önceki gün AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, Türk anayasasının demokratik, laik yönünün Avrupa açısından son derece önemli olduğunu söylemedi mi?

Rehn, anayasanın bu yönünün korunması için Avrupa’nın bir garantör olduğunu da ilk kez vurgulamadı mı?

Rehn şöyle demedi mi:

‘Hem Türk halkının hem de AB’de yaşayan insanların görmeleri gereken son derece önemli bir nokta var: AB süreci ülkelerin laik demokrasisi için son derece önemli bir çıpadır. AB’ye katılmak isteyen her ülke bu ilkelere saygı göstermek zorundadır. Laik demokrasi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkeleri için de çok güçlü bir güvence sayılmalıdır. AB, Türkiye’deki demokratik çoğulculuğun ve dolayısıyla laikliğin garantörüdür. Unutmamak gerekir ki, Avrupa Mahkemesi de defalarca demokrasi ve laiklik konularında kararlar almıştır.’

***

Şimdi meşruiyete karşı kalkışma içinde olanlar Batılı, Avrupalı, laik, modern, muasır medeniyet peşinde olduklarını söylemiyorlar mı?

Bunun için türbana karşı çıktıklarını, din devletine gidişten korktuklarını vurgulamıyor mı?

O halde AB’yi sonuna kadar ölesiye desteklemeleri gerekmez mi?

Bakıyoruz, beyler AB’ye de karşılar...

***

Bu noktada insanın kafası karışıyor.

Din devleti istemiyorlar... Ama din devletinin en kuvvetli panzehiri olan AB’yi de istemiyorlar.

Peki ne istiyorlar?

‘Şeriat geliyor’ çığlıklarıyla eski egemenliklerinin devamını sağlamak istiyorlar. İçerde halk egemenliğine, dışarıda demokratik AB çizgisine aynı anda karşı olmanın başka bir izahı yok.


Bu yazı 546 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,353 µs