En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Öğrencinin kıyafetinden, başsavcıya ne?



YÖKBaşkanı Erdoğan Teziç önderliğinde rektörler komitesinin sergilediği tavır, Yargıtay Başsavcısı’nın yaptığı açıklama, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yetkilerini de ön plana çıkarıyor.
Nasıl?
 
 
 YÖKBaşkanı’nın da Yargıtay Başsavcısı’nın da atama makamı cumhurbaşkanı.. Dolayısıyla, onları görevden alma makamı da, cumhurbaşkanı..

YÖKBaşkanı, anayasada kaynağı bulunmayan bir komiteyi, milletin parası ile Ankara’da topluyor!

Topluyor ve AİHMkararlarına, kendi kafasınca yorumlar getiriyor, hükümet tarafından hazırlığı yapılan anayasa değişikliği tasarısı taslağına dil uzatmaya kalkışıyor!

Senin işin mi bu Teziç efendi?

O rektörleri, hangi anayasa maddesi, hangi kanun maddesine dayanarak Ankara’da topladın sen? Onların uçak paralarını, hangi yetkiye dayanarak millet bütçesinden ödenmesine karar verdin?

Senin yaptığın şu açıklamanın, CHP açıklamasından ne farkı var?

Sen siyasi bir parti misin, tarafsız bir anayasal kurum mu?

Ya Yargıtay Başavcısına ne diyeceksiniz?

Açalım Anayasa’yı, Yargıtay Başsavcılığı nasıl düzenlenmiş bir bakalım.. Bakalım; “Anamuhalefet partisinin halkın huzuruna çıkma yüzü kalmayınca, devreye Yargıtay Başsavcısı girer ve hükümetin çalışmalarını bir siyasi parti lideri gibi eleştirir” diye bir madde mi var?..

Aslına bakacak olursanız, Anayasa’da başsavcının görevleri ile ilgili bir madde hiç yok! Konu YargıtayKanunu’nda düzenlenmiş. Madde 27’de, 13 fıkra halinde tek tek sayılmış, başsavcının hangi işlere bakacağı..

İçinde, Anayasa Mahkemesi’nde Cumhuriyet Savcılığı görevini yapmaktan tutun, partiler hakkında kapatma davası açma yetkisine, partilerin kuruluşlarının hukuki kurallara uygunluğunu denetlemeye, başsavcılık makamının sorumlu olduğu birimlere atanacak memurların tayinleri ve disiplin işlerine kadar hepsi tek tek sayılmış..

Ama başsavcılığın görevleri arasında, “Yıllardır ana muhalefet partisi olmaktan kurtulamamış, her seçimde aydığı oy oranı gittikçe azalan partinin siyasetteki boşluğu, başsavcı tarafından doldurulur” diye bir madde yok.

Anayasa değişikliklerinde, yazılı basın açıklaması yapıp, “Şunu değiştiremezsiniz.Bunu yapamazsınız” diye, adeta yasama organına tehdit içerikli, en azından medyada böyle algılanacak beyanatlarda bulunmak diye bir görev de yok.

Ama, tüm bu düzenlemelere rağmen, başsavcı kendi takdiri ile, oturup bir açıklama metni hazırlıyor ve bunu basına veriyor!.. Bırakın da bu işi siyasi partiler yapsın, sizler tarafsız kamu görevlileri değil misiniz sayın başsavcım!

Şimdi AKParti sizin tarafsızlığınıza nasıl inanacak? Nasıl güvenecek? Hükümeti oluşturan bir partinin hazırladığı taslak metinle ilgili olarak, başbakan bile daha bir açıklama yapmadan, siz çıkıp da kısır tartışmaların içinde hemen yer alırsanız, sizin objektif görev yaptığınıza, kim nasıl inanacak?

Kusura bakmayın ama, başsavcılık görevi böyle yürütülecek olursa eğer, hukuk bu ülkede iflas etti demektir!

İşin komedisine bakın siz, Yargıtay Başsavcısı, üniversitelerdeki öğrencilerin kılık kıyafetinin nasıl olacağı ile ilgili basın açıklaması yapıyor!

Başsavcıyı ne ilgilendirir kardeşim, üniversitedeki öğrencilerin kıyafetleri?

Savcı devleti mi burası, hukuk devleti mi?

Ceza kanununda, üniversitedeki öğrencilerle ilgili bir düzenleme mi var ki, başsavcı görüş beyan ediyor? “Şöyle giyinmek suçtur” diye bir madde mi varmış ceza kanununda; ki, bunun kaldırılması ile ilgili kanaatini açıklıyor!?

Bir başsavcı, ceza kanunlarında olmayan bir konu ile ne ilgilenir?

Onu ne ilgilendirir, üniversitelerin disiplin hukuku ile ilgili konudaki tartışma?

Siz, üniversitelerin disiplin amiri misiniz, yoksa başsavcı mı? Bırakın o disiplin işlerini, ondan sorumlu kişiler yapsın. Başsavcıların, kendi kurumları dışındaki kurumların disiplin işleri ile ilgilendiği nerede görülmüş, nerede duyulmuş?

Alın işte anayasa. Alın işte Yargıtay Kanunu..

Neresinde, sizin bu açıklamayı yapma yetkinizi gösteren bir dayanak var?

Görev, başta söylediğimiz gibi cumhurbaşkanında..

Kurumlar arasında uyumu sağlamakla görevli cumhurbaşkanı, kanunlardaki yetkilerini aşarak açıklamalar yapan, siyasetle meşgul olan bu kurumların mensuplarını toplayıp, kendilerinden uyumlu çalışma sözü almalıdır.

Uyumlu çalışma sözü vermeyenlerin de, görevlerine son verilmelidir.

Hatta sadece görevlerine son verme ile de bitmez bu iş, anayasal sınırlarını aşanların hepsinin yargıda hesap vermeleri sağlanmalıdır artık!
 
 



Bu yazı 686 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,528 µs