En Sıcak Konular

Ahmet Altan
Taraf

Ahmet Altan
0 0 0000

On bin dolar…



Hayat, birbirine dolanan zincirler gibi ilerliyor, her bir halka bir sonraki halkayı belirliyor.

AKP, içerde ordunun antidemokratik baskısından kurtulup gerçek bir iktidar olmak için, aslında pek de yürekten istemediği halde, Avrupa Birliği üyeliği için ciddi çaba gösterdi.

Bu adım, benim görebildiğim kadarıyla hiç beklenmedik bir başka adımın hazırlığı oldu.

Avrupalılarla sık sık karşılaşıp konuşarak çağımızın gerçeklerini diğer bütün siyasi hareketlerden daha iyi öğrendi AKP.

Siyasetin “somut” neticelerle ilgilenen bir uğraş olduğunu anladı.

Somut hedeflere yöneldi.

İktidarının ilk beş yılında milli geliri ikiye katladı.

İkinci iktidar döneminde de “on bin dolarlık” bir hedef koydu.

Bu ulaşılması zor bir hedef ama bir hedef.

Görebildiğim kadarıyla da açıkça belirtilmiş somut bir hedefi olan tek parti de AKP.

Şimdi bir parti, “ben milli geliri on bin dolara çıkartacağım” dediği zaman, bunun cevabı:

“Sen irticacısın,” olamaz.

O, “on bin dolar” dediğinde sen, “ben cumhurbaşkanına selam vermeyeceğim” cevabını veremezsin.

Şöyle bir siyasi konuşma olmaz:
- On bin dolar.
- Türbanı kaldırtmam.
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanını sevmedim.
- On bin dolar.
- Apo’yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK’ya terörist demeyiz.

Somut hedefler koyan AKP, orduyu da, CHP’yi de, MHP’yi de, DTP’yi de siler siyasetten.

Çünkü diğer siyasi güçlerin hiçbiri toplumsal bir hedef, bir amaç, somut bir proje koymuyor ortaya.

On yıl önce, yirmi yıl önce söylediklerini aynen tekrar ediyorlar.

Avara kasnak dönen bir siyaset onlarınki ve halk bundan sıkıldı.

Laf çakıştırarak siyaset yapmak bitti.

AKP’ye karşı olan, onun yönetim tarzından, alaturkalığından, özellikle alt kadrolarında ortaya çıkan bağnazlığından hoşlanmayanlar, bu partinin din vurgusunun başımıza dert açacağından korkanlar AKP’yi siyaset alanında yenebilmek için mutlaka somut hedefler bulmak zorundalar.

Ne laiklik CHP’yi kurtardı, ne milliyetçilik MHP’yi, ne de “Kürtlük” DTP’yi kurtardı.

Kurtarmaz da…

Halk ne ordunun cumhurbaşkanını sevmemesiyle, ne türbanla, ne Apo’yu asma kavgasıyla ne de DTP’nin “PKK’ya ne diyeceği” ile ilgili.

Artık bizim halk da, bütün halklar gibi aynı soruyu soruyor.

-Benim daha iyi yaşamam için ne yapacaksın?

Bu soruya AKP’den başka ciddi bir cevap veren yok.

Bu “cevapsızlık” AKP’yi çok güçlendiriyor.

Ve, AKP kadroları bu kadar büyük bir “gücü” yönetebilme konusunda her zaman da çok ümit vermiyor.

AKP’nin siyasi gücünün bir başka siyasi güçle dengelenmesi gerekiyor.

Bunun için de “lafazanlığa” sığınan tembel siyasetçilerin yerine projeler üreten çalışkan siyasetçiler sahneye çıkmalı.

AKP’nin hedefini benimsemeli, bu hedefe AKP’ninkinden daha akıllı bir siyasetle nasıl ulaşacağını halka söylemeli.

Ya da“bu on bin dolara şu nedenlerden dolayı beş yıl içinde ulaşamayız,” ya da “on bin dolara şu yöntemle ulaşırız” ya da “biz on bin dolardan daha fazlasına şu projelerle varacağız” gibi somut cevaplar vermeli.

Yoksa biz saçma sapan bir diyalog içinde AKP’nin her gün biraz daha güçlendiğini izleriz:
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanının eşi türbanlı.
- On bin dolar.
- Apo’yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK’ya terörist demem.

Ve AKP alır başını gider.



Bu yazı 598 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Ağustos 2009 Mafya, TÜSİAD, Türkiye...
    • 3 Ekim 2008 Korkmalı mıyız?
    • 16 Ağustos 2008 Yavaşlık
    • 14 Ağustos 2008 Ne oldu şimdi?
    • 12 Ağustos 2008 Ayıklamak
    • 30 Temmuz 2008 Dışarıda kim kaldı?
    • 18 Temmuz 2008 Yalanlar, gerçekler, sorular...
    • 16 Temmuz 2008 Çete
    • 14 Temmuz 2008 Emine
    • 12 Temmuz 2008 Dindarlar ve demokrasi...
    • 5 Temmuz 2008 Darbe ve medya
    • 28 Haziran 2008 Solculuk ve dindarlık, zavallılık mıdır?
    • 27 Haziran 2008 Bir darbe yandaşı
    • 26 Haziran 2008 Travma
    • 21 Haziran 2008 'Düşman değiliz be paşalar'
    • 13 Haziran 2008 Yeni sorun ihtiyacı...
    • 12 Haziran 2008 Anlamak için...
    • 2 Haziran 2008 Altınların parlaklığı...
    • 1 Haziran 2008 Fırsatçılık ve pusu
    • 28 Mayıs 2008 Her Türk asker doğar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,093 µs