En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Cumhurbaşkanı, YÖK’ü denetletmekle işe başlamalı!



Protokol uygulamaları, kabuller, yurtiçi gezileri..
Abdullah Gül, bunlarla cumhurbaşkanlığı süresini dolduracak değil herhalde!..
Evet; bunlar da işin doğası gereği yapılması gereken faaliyetler.
 
 
Ama Türkiye’nin önünde öyle sorunlar var ki!..
28 Ağustos’ta cumhurbaşkanı seçilmesinin üzerinden, bugün itibariyle neredeyse 20 gün geçmiş.
Moral destek dışında, ortada somut bir icraat yok..
5 yıldır geciktirilen, yapılamayan şu malum işlere biraz da bakıversek, daha iyi olmaz mı acaba?..
Ne gibi mesela?
YÖK gibi!
YÖK üzerinden büyük tartışmalar yaşanıyordu. Rektörler hakkında birçok suç duyurusu... İntihalden tutun, kaçak tarihi eser toplamaya, ihalelerde yolsuzluklara kadar. Hepsi gidip YÖK’te takılıp kalıyordu.
Kimi bir sene, kimi iki sene, kimi daha da uzun süre YÖK’te bekliyor, en sonunda da konu gündemden çıktıktan sonra, zaten işin vahameti unutuluyor ve verilen “soruşturmama kararı”na artık kimseden itiraz gelmiyordu!
Eğer “soruşturmama kararı” verildiğinde göğüslenemeyecek kadar büyük bir tepki olabilecek ise, yani çok net şekilde suç “ben varım” diye bas bas bağırıyorsa, o zaman da dosyayı bir türlü sonuçlandıramıyorlar, zamanaşımı süresi dolana kadar bekletme taktiğine girişiyorlardı..
Öyle ya, izin verseler, adamları olan rektör yargılanacak, büyük ihtimalle mahkum olacak.
İzin vermeseler, itiraz edilecek, suç çok açık bir şekilde ortada olduğundan, kararları kaldırılacak, yargılama başlayacak!
O zaman ne yapmalı?
Dosyayı sonuçlandırmadan, yıllarca rafta bekletmeli..
İşte o zaman kimse bir şey diyemez!
“İnceliyoruz kardeşim, var mı diyeceğiniz” taktiği ile, kaç rektörü mahkumiyetten kurtardılar biliyor musunuz?
En son örnek de, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü hakkında onlarca suç duyurusu idi.. O dosyalar, yıllarca bekletilmişti YÖK’te! Bir tane yiğit savcı çıktı, “Bunlar ağır cezalık ve özel yetkili ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar. Bunlar için izin almaya gerek yok” dedi ve iddianameyi düzenledi.
Tutuştu hepsi!
Ve o savcıyı, daha sonraki Şemdinli iddianamesini de gerekçe göstererek, yargısız infazla, savcılıktan attırdılar.
O sırada rektör aleyhine başlayan yargılamayı da, bir şekilde tekrar kendilerine gönderttiler. Şimdi yine, aylardır bekletiyorlar o dosyaları, verecekleri iki satırlık “izin yazısı” için!
Şimdi bu fotoğrafta, Cumhurbaşkanı’na ne görev düşüyor?
DevletDenetleme Kurulu’nu görevlendirerek, YÖK’ü masaya yatırmak düşüyor!
Verecek görevi Devlet Denetleme Kurulu’na..
“Araştırın bakalım, son 10 yılda, rektörler aleyhine YÖK’e gönderilen suç duyurularının sayısı kaçtır? Bunların kaçına, ne süre içinde cevap verilmiştir?Kaç tanesi halen bekletilmektedir?” diyecek..
“Eski Devlet Denetleme Kurulu üyeleri halen yerinde oturuyorlar. Onların yapacakları denetlemede gerçekler ne derece ortaya çıkabilir ki?” diyeceksiniz..
Canım biz, gizli saklı bir şeyin ortaya çıkarılmasını istemiyoruz ki. Ayan beyan ortada olan gerçeklerin ortaya dökülmesini istiyoruz.
Taa YücelAşkın olayı patladığında, YÖK’e müracaat edip, “Bugüne kadar kaç rektör hakkında disiplin soruşturması açılmıştır? Bu soruşturmalar ne şekilde sonuçlanmıştır?Zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılan dosya kaçtır” diye sormuştum.
Cevap verir mi YÖK!
Vermez tabii!
“Ben şu haltları yedim” der mi?
Demez tabii ki!
“Disiplin soruşturmaları gizlidir” deyip kestirip attılar. Sanki ben disiplin soruşturmasında, özel bilgileri talep ediyormuşum gibi..
Bilim yuvalarının başındaki, memur niteliğindeki görevlilerin, nasıl korunup kollandıklarının ortaya çıkması için, kaç dosyanın rafta kasten bekletilip örtbas edildiğinin ortaya çıkması için soruyorum ben onları.. Onlar da suçları ortaya çıkmasın diye, “gizlilik” kalkanı arkasına saklanıyorlar!
Sayın Cumhurbaşkanı görevlendirme yaparsa, DDK üyeleri de gidip, tek tek örtbas edilen dosyaları çıkartacak ortaya. Yorum yok. Kanaat bildirme yok. Subjektif görüşe göre yönlendirme yok.
Konu net!... Hangi suçtan olursa olsun, kaç rektör için, kaç suç duyurusu var?Kaç soruşturma izin talebi var? Bunlar için ne sürede cevaplandırma var? Veya cevaplandırılmayan kaç dosya var?
Bunları tesbit edip, bir rapor halinde sunacaklar Cumhurbaşkanı’na..
Cumhurbaşkanı da, gereğinin yapılması için, ilgili makamlara bildirecek!
Bakalım o zaman, YÖKBaşkanı’ndan bir işaretle, tüm üniversitelerin rektörleri nasıl toplanıyorlarmış Ankara’ya.. Görüp öğreneceğiz, o işlerin nasıl olduğunu..
Tepesinde Demokles’in kılıcı gibi, soruşturma dosyaları sallanan rektörler, emredildiği an Ankara’da toplanmayıp başka ne yapabilirler ki?
Almış dosyaları, biriktirmiş rafta. Bir yıl iki yıl bekletmiş. Hâlâ bekletiyor.. Rektörlerin hemen hemen tamamının “Ya benim soruşturmamı raftan indirirse” diye ödleri patlıyor..
Tabii ki Ankara’da hemen toplanacaklar.. Tabii ki içlerinde hukukçu rektör sayısı bir-ikiyi geçmediği halde oturup “Cumhurbaşkanı seçiminde, TBMM’de bulunması gereken milletvekili sayısı 367’dir” diye ahkam kesecekler! Başka şansları var mı sanki?
Ama işte tüm bu oyunları, şimdi deşifre etme imkanı doğdu..
Soruşturun, “soruşturma dosyaları”nı. Görün gerçekleri!
 


Bu yazı 628 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,820 µs