En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Av ve avcı...



Önceki gün 11 Eylül’dü. Dün ise 12 Eylül. 11 Eylül günü, Ankara’da Kurtuluş Otoparkı’ndaki 300 kg TNT yüklü garip minibüsün etrafında geçti. ‘Kimin av, kimin avcı’ olduğu anlaşılmayan garip bir tablo.

Gazeteler genellikle ‘Ankara 11 Eylül’ün yıldönümünde felaketin eşiğinden döndü’ diye yazdı.

Gerçekten de o minibüsün patlatılmış olmasını vicdanı olan hiçkimse düşünmek istemez.

***

Dün ise bundan 27 yıl önce patlatılmış ve yarattığı felaket tümden giderilmemiş bir başka bombanın, 12 Eylül’ün yıldönümüydü.

Felaketin klasikleşmiş bilançosuna dün gene rastladım:

‘Türkiye, 12 Eylül 1980 sabahına, Silahlı Kuvvetler’in, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren komutasında yönetime el koyduğu haberiyle uyandı. Askeri yönetim döneminde 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Darbeyle birlikte açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi için idam istendi, 517 kişiye idam cezası verildi, 50 kişi idam edildi. 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı. Darbe sonrası 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarılırken, 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirirken, 144 kişi kuşkulu biçimde ölü bulundu. 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı, 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 3 bin 854 öğretmen, 120 öğretim üyesi ve 47 hákimin görevine son verildi. Darbe sonrasında gazetecilere toplam 3 bin 315 yıl altı ay hapis cezası kesildi. 31 gazeteci cezaevine girerken, 300 gazeteci saldırıya uğradı. Üç gazeteci suikast sonucu öldürüldü. Gazeteler toplam 300 gün yayın yapamadı.’

Sivil anayasa bu tahribatı silebilir mi?

Ya da darbelerle ve darbecilerle hukuksal bir platformda yüzleşmeden bu işler biter mi?

Bunu yeni dönem gösterecek.

***

Ancak ‘yeni dönem’ derken...

Ankara’daki cehennem taslağı minibüs gibi durumlar da var.

Medya, Ankara Emniyeti’nin başarısının altını çizdi ve Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz’ı kutladı.

Ankara Emniyet Müdürü, bu başarıyı şöyle özetledi:

‘... bir ihbar yoktu. Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da 11-12 Eylül günleri bizim açımızdan özel hassasiyete sahipti. Biri ABD’deki büyük eylemin, öteki ise bizde 12 Eylül harek tının yıldönümleriydi.

... 5 gün önceden üç aşamalı bir planı uygulamaya başladık. İlk olarak, şehrin 5 ayrı girişinde özel tertibat aldık. Şehre giren arabalar çok sıkı bir kontrolden geçirildi. Planın ikinci ayağı, şehrin hassas bölgelerinde gece çalışmasıydı.’

***

Dünkü gazeteleri etraflıca okuyunca daha çok PKK ile El Kaide’nin adlarının geçtiğini görüyorsunuz.

Terör hazırlığının kimi unsurlarının PKK yöntemlerine, kimilerinin de El Kaide yöntemlerine benzediği de söylenmekte.

Herhalde durum aydınlanacak.

Ama şimdiden aydınlanan bir hal var:

Ankara’nın göbeğindeki otoparka bırakılan minibüsün içindekiler, yüzlerce kiloluk patlayıcılar, bunun basit bir organizasyonun işi olmadığını gösteriyor.

Kimin av...

Kimin avcı olduğunun anlaşılmadığı kanlı bir tertip pusuda.

Ankara’dakiler belki de en net biçimde bu mesajı verme gayretinde.

***

Yerel ve evrensel güvenlik zincirlerini sıkılaştıracak akılcı bir politikanın vurgularını yapmanın tam zamanı.

Bu mesaja verilecek en iyi yanıt, evrensel satranç tahtasındaki akılcı bir duruş ve bunun ısrarlı teyidi olabilir.

Güvenliği, demokratikleşme ve dünyalaşma çerçevesi içinde aradığımız sürece başarılı oluruz.

Güvenliği, demokrasiden uzaklaşarak ve yerelleşerek aramamız halinde ise...

Şimdi ‘yakalanan’ bombalar...

Birer birer patlamaya başlar.


Bu yazı 550 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,316 µs