En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Cumhurbaşkanı seçimi, hani dönüm noktası idi!?



Bir gazete, taaa 1.5 sene öncesinden başlamıştı, “Tehlikenin farkında mısınız?” diye hatırlatmalara.. 
 
 
16 Mayıs 2007’de Türkiye’de cumhurbaşkanılğı değişimi vardı ve bu değişim sırasında Çankaya’ya, alnı secdeli bir ismin çıkma ihtimali vardı..
İşte onlara göre “tehlike” buydu..
Aylar öncesinden hatırlatıyorlardı kamuoyuna..
“Seçildikten sonra, ‘Aaaa ne oldu?’ diye şaşırmayın, biz şimdiden hatırlatıyoruz. İş işten geçmeden, yapılacakları yapınız” diye kendi kesimlerini göreve davet ediyorlardı..
Benzer söylemlere sahip grupların temsilcileri de sürekli tekrar ediyorlardı; “Çankaya’ya da eşi başörtülülerden birisi çıkarsa, artık bu Türkiye Cumhuriyeti’nin şeriat devleti olduğunun ilanı anlamına gelir!”
Ve tarih geldi çattı. 16 Mayıs 2007’de olmasa da, 28 Ağustos 2007’de beklenilen oldu..
Birilerinin korktuğu gibi, alnı secdeli birisi cumhurbaşkanı oldu!
Ben de bunu bekliyordum işte..
Sayın Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçildiği 28 Ağustos günü itibariyle hesabı yaptım.. Bugünü de hesaba katarsanız, 10. günü doldurmuş olduk..
Sağda solda, ortayerde kenar yerde, “İşlem tamamdır. Şeriat ilan edildi, bundan sonra artık böyle haa!” diye kulağıma fısıldayan kimse olmadı..
Saf saf bekliyoruz, laikçi kesimin müjdelediği (!) ilanın ne zaman resmileşeceğini!
Şeriat’ı ilan eden yok ama, “Şeriat geliyor, hâlâ uyuyor musunuz?” diye bağıranlar yine meydanlarda dolaşıyor!
Kelaynak usûlü birkaç tane kalmışlarsa da, adli yıl açılışında “Şeriat tehlikesi”den bahseden baro başkanları var yine..
Bütün işleri ortalığı velveleye vermek..
Amaç, gerginlik çıkarıp, sahaya 1-0 önde çıkmak..
O sizden önce atağa geçiyor ki, sizi kendi sahanıza hapsetsin.. Vaadlerinizi hayata geçirmede, çekingen hareket etmeniz sağlansın!
Bunlar tarih kitaplarına bile yazmışlardır, “Toplumun softa kesimi, sürekli ayaklanır ve ‘Şeriat isterük’ derler” diye!
Aslında “şeriat isterük” diyen pek yoktur ama, devletlülerimiz, birilerinin kafasını ezeceği zaman, “Şeriat isterük, diye ayaklandılar” deyip, emellerine kavuşurlar imiş!
Şimdi o kesimler, yine aynı tekrarı sergiliyorlar: “Şeriat geliyor.. İlan ediliyor.. Edildi edilecek! Biz şeriat istemezük!”..
İyi güzel de, bizi o kadar tantana ile odakladığınız 16 Mayıs’tan sonra da, 28 Ağustos’tan sonra da biz bir değişiklik görmedik Türkiye’de!?..
2007 Mart’ının Türkiye’si ne ise, 2007 Eylül’ünün Türkiye’si de o!
Ne bir kanun rafa kaldırıldı, ne bir yeni kanun yürürlüğe girdi..
Bırakın şeriat ilan edilmesini, bu ülkenin çocukları en temel haklarını bile daha elde edemediler..
Daha Avrupa’daki kadar bile haklar kullanılmaya başlanmadı..
Abdullah Gül,  sözümona cumhurbaşkanı seçildiği gün, artık herşey bitmiş olacaktı hani!..
Gül Cumhurbaşkanı olalı, 10 gün oldu.. Üniversitelerin öğrenci kayıtları yapılıyor.. Öğrencilere yine o hukukdışı baskı sürüyor, gözyaşları içinde insanlara başları açtırılıyor!
Ve o utanmaz, kartelci ahlâksız gazeteciler yine pişkin pişkin soruyorlar, “Kimsenin başörtüsüne karışılıyor mu?” 
Herşey gözümüzün önünde işte.. Gül’ün cumhurbaşkanı olmamasını isteyenlerin kasdettikleri anlamda bir değişiklik yok Türkiye’de..
Onların kasdettikleri yönde değişiklik olmadığı gibi, Almanya’da, İngiltere’de, Belçika’da, Hollanda’da, hatta Fransa’da uygulandığı gibi, üniversite kapısında olsun, başörtü yasağının kalktığı bir ülke bile olamadık daha..
Dün üniversite kapılarından başörtülü öğrenciler geri çevriliyordu.. Bugün de!
“Durun daha dün bir, bugün iki” diyecek halimiz yok bizim..
“Dün bir, bugün tatil” çünkü..
1 Ekim’e kadar da, ne kanun çıkacak, ne anayasa! TBMM tatile girdi bile..
1 Ekim’e kadar da, sonrasında da beklemeye devam edeceğiz daha..
Ben tahmin edebiliyorum olacakları..
Kurumsal mutabakat arayışları devam edecek yine!..
Evet Başbakanlık ile, Cumhurbaşkanlığı; kurumsal olarak aynı özgürlük anlayışı noktasına gelmiş oldular.. Ama daha Danıştay’ı var.. Daha Anayasa Mahkemesi var!
Allah hepimize uzun ve sıhhatli ömür versin ama, anlaşılan hiçbirimiz göremeyeceğiz, “Başörtülü kızlarımızı, başı açık arkadaşları ile üniversiteye gidebileceklerini”..
Bugünkü görüntümüz bu..
Hakimiyet hep karşı tarafta!
Cumhurbaşkanı seçerdin seçemezdin. Aylarca bunu tartıştırdı..
Cumhurbaşkanı seçildi... Şimdi ise, asker protokole tavır koydu-koymadı tartışması..
Aylarca da bu tartışılacak..
İcraat nerde? Yok..
Yok kale fethedildi, yok Çankaya elden gitti.. Yok galibiyetti, yok mağlubiyetti..
Biz bir şey istemiyoruz kardeşim, kale de sizin olsun, Çankaya’da.. Orada kim oturursa otursun.. Şu başörtülü öğrencilerin hakkını verin siz!
Eğer onların hakkı verilmeyecekse, Abdullah Gül, Çankaya’da olsa ne olur, olmasa ne olur?
 


Bu yazı 614 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,170 µs