En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Mafyanın Sporu, Sporun Mafyası...



İki hafta önce, bir dostum beni Fenerbahçe - Gaziantepspor maçına götürdü...Tribünlerin Atlı Spor Klüpleri düzeyinde bir lükse eriştiğini gördüm...

Maçtan iki sahne aklımda kaldı.


Gaziantepli yabancı bir sporcunun attığı gol ertesinde kendi inancında kutsal sayılan bir maskeyi çorabından çıkarıp taktı... Taktığı için sarı kart gördü... Halbuki ben bunu Havai fişeği izler gibi ilgiyle izledim...

İkinci sahne karanlıktı...

İkinci yarı ortalarında Alex tribünü denen yerdeki taraftar kalabalığı, polisin mesafeli ve soğuk bakışları arasında öldüresiye birbirleriyle kavgaya tutuştu. Aynı takımı tutan ve birbirlerini tanımayan insan kalabalığının böylesine inanılmaz bir vahşet ve öfkeyle öldüresiye kavgaya tutuşmasında patolojik durumu doğrusu pek anlayamadım...

Ama lüks ambalaja rağmen içerde barınanın hala bildik bir karanlık olduğunu sezinledim...

***

Çarşı Cinayeti tam bunun üzerine geldi...

İddiaya göre Ferdi Aslan Beşiktaş-Kayserispor maçı oynanırken tribünlerden gelen ve cinayet sonrası yeniden tribünlere dönen bir grup tarafından işlenmişti... Dünkü gazeteler olayı ‘bedava bilete’ bağlı ‘rant cinayeti’ olarak nitelemekteydi.

Olayla ilgili haberleri okurken, Gabriel Garcia Marquez’in ‘Kırmızı Pazartesi’ adlı romanındaki gibi herkesin her şeyi bildiğini ama devletin nedense bir türlü futbolu mafyadan arındıramadığını yeniden görür gibi oldum...

Cinayet haberlerinin içindeki kimi bölümler şöyleydi:

‘... İddialara göre; Beşiktaş’ta Sinan Engin’in menajerliğe getirilmesinin ardından çatışmaya kadar uzanan gruplaşmalar olmuştu.

... Ferdi Aslan, Çarşı’daki genç oluşumun liderlerinden biriydi. Sinan Engin’e karşı olan grupta yer alıyordu. Fenerbahçelilerle karıştığı kavgaların sonucunda tribünde nam salmıştı. Bazı illegal işlere karıştığı öne sürülüyordu.

... Bu kişilerden biri, Ferdi Aslan’ı öldürdüğü öne sürülen Alpay K.’ydı.

Alpay K., Ferdi Aslan’dan daha uzun süredir tribünlerde etkili olan bir kişiydi.

Alpay K. bir süre tribünlerden uzaklaştı. Bu sırada mafya örgütlenmeleri içine girdiği kulaktan kulağa yayılmıştı. O ise Sinan Engin’e karşı tepkileri dindirmeye çalışanlar arasında yer alıyordu.

Ferdi Aslan ile Alpay K.’nın bu tartışmalar sırasında karşı karşıya gelen grupların başında yer aldığı öne sürüldü.

... Tartışmanın bir diğer boyutu, tribünlerde oluşturulan iktidarın, ranta dönüştürülmesiydi.

.... Tribünde kavgalarla ün sağlayanlar daha sonra semtlerde bunu kazanca dönüştürüyordu.

... Arkalarınaki kalabalığın gücünü kullanarak çeşitli işletmeleri ele geçiriyorlardı.’

***

Haberlerde eskiye yönelik bazı ayrıntılar da vardı:

‘Yine 2004’te Engin’in ismi organize suç örgütü lideri Alaaddin Çakıcı’nın yurtdışına çıkması olayında da geçti. İddiaya göre Engin, Beşiktaş Kulübü’nün antetli káğıtlarıyla Çakıcı için sahte pasaport çıkarılmasını sağladı ve yurtdışına kaçmasına yardımcı oldu. Engin, Çakıcı’yı tanıdığını ancak söz konusu iddianın komplo olduğunu söyledi.

Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili, ‘Yanlış iş yapanlar Beşiktaş’ta asla barınamaz’ diyerek Engin’in görevine son verdi.

Uzun süre kulüpten ayrı kalan Engin bu sezonun başında menajer olarak Beşiktaş’a geri döndü.’

***

Bu haberleri sadece bizler okumuyoruz...

Görevliler de okuyor...

Ama nedense futbol hiç bir şekilde arınmıyor...

Futbolda mafyadan mustarip olan İtalya’nın bu işin üzerinden nasıl geldiğine dair bir kaç yazı yazdığımı hatırlıyorum...

***

Temel soru şu:

Türkiye’de devlet ve hükümet futboldaki mafya gölgesini yok etmek istiyor mu, istemiyor mu?

İstiyorsa bu iş neden bitmiyor?

Yoksa Mafya devletten daha güçlü de, ondan mı?


Bu yazı 538 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,643 µs