En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Dans ve modernleşme...



Cumhuriyetin hedefi ne? Batılılaşma...

Türkiye Cumhuriyeti için Batılılaşma ne? Batı toplumlarının modern yaşam biçimi. Batılı ‘modern yaşam biçiminden’ anlaşılan ne?

Batı toplumları gibi tüketmek...

Batının ‘para harcama biçimini’ model almak...

Kısacası, Türkiye Cumhuriyeti’nin modernleşme anlayışı Batı’ya ‘tüketim kalıpları’ üzerinden bakmak.

***

Modern dünyanın üretim biçimi...

Tarımdan sanayiye geçiş...

Doğa üzerinde artan insan hakimiyeti...

Sosyal dönüşüm...

Ankara’nın pek de gündemi olmamış.

Onların ‘üretim biçimi’ değiştiği için ‘tüketim biçimlerinin’ değiştiği hep göz ardı edilmiş.

***

Değişimin temelini ‘üretim’ oluştururken...

Biz hayata hep ‘tüketim’ üzerinden bakmışız.

Batı gibi tüketmek arzusunda olanlara ‘modern, ilerici, batılı’ denmiş.

O yaşam tarzını beğenmeyen ve Batı modeli bir tüketim anlayışına karşı olanlara da ‘gerici, muhafazakar, şarklı’ denmiş.

Odak maalesef hep ‘tüketim’ olmuş...

Tüketim modelinden yana olanlarla karşı olanlar.

Halbuki...

Mesele üretmek... Modern üretim tarzını yaratmak.

Bunu başaramayınca, toplum anlaşılmaz bir biçimde ‘tüketim’ üzerinden ayrışmış.

Üretime aldıran olmamış.

***

28 Şubat’ta örtülü askeri darbenin başını çeken Demirel, çağdaşlığı Beethevon dinlemek sanıyordu.

Şimdi ise çağdaşlığın sembolü çiftlerin slow dansı.

Ne var ki sabah akşam dans etsek ve Beethoven dinlesek de...

Hollanda’nın altı yüz bin kişiyle başardığı altmış milyarlık tarım ihracatını...

Altı milyon insan ile başaramıyoruz.

Başarmayı bırakın, onda birine bile ulaşamıyoruz.

İşin bu yanı ise hiç görülmüyor.

Bir toplum üretim biçiminde ileri gitmemişse...

Tüketim biçiminde modernleşme hayatın özüne siner mi?

***

Üretim açısından bakmayınca...

Laiklik tartışması da garipleşiyor.

Zenginleşme biçiminin meydana çıkardığı farklı tüketim modellerinin de güvencesi sayılan laiklik nasıl derinleşir?

Toplumun üretim biçimini değiştirip, daha hızlı zenginleşmesiyle.

Kör karanlıklarda yaşayan birinin temel derdi laiklik olabilir mi?

Ya da laikliğin en büyük güvencesi zenginleşme değil midir?

Bizde ‘üretim’ kerteriz alınmadığı için...

Laiklik de Batı türü tüketim endeksine bağlanmış.

Batılı gibi tüketen laik, tüketmeyen şeriatçı...

***

Neyse ki...

Bizans’dan bu yana...

Bu topraklarda ilk kez...

Üretim biçimi değişiyor.

24 Ocak’dan başlayan...

Gümrük Birliği ile hız kazanan...

AB’ye uyum süreciyle derinleşen bir üretim modernleşmesi yaşanıyor.

Üretim biçimi dönüştükçe, toplum da farklılaşıyor.

Herkesin afallatan yeni bir gelişme bu.

Her şeye tüketim üzerinden bakmayı kültür edinmişken...

Üretim biçiminin dönüşmesi ezberi bozmakta.

***

Modernleşme...

Beethoven...

Dans...

Değildir.

Temelde o yaşamı ortaya çıkaran köklü üretim biçimi dönüşümüdür.

Altı milyon ile altı yüz bin kişinin üretiminin on ikide biri kadar üretim gerçekleştirirsen...

Ne yaparsan yap modern sayılmazsın...

Üstelik komikleşirsin..

***

Dün hükümet programı tartışmalarını izlerken...

Ben bunları düşünüyordum.

Dans edenler ne düşünüyordu, bilmiyorum.


Bu yazı 573 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,149 µs