En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Viran Şehir İstanbul



BEYOĞLU Tarlabaşı caddesinde Emniyet Amirliği binası vardır. Oradaki sokaklardan aşağıya Dolapdere’deki Yeni Mahalleye yürüyerek ininiz. Sefaleti, viranlığı, rezaleti, bakımsızlığı görünüz, İstanbul’un en fakir insanları oralarda oturuyor. Birkaç ayda bir gittiğim eskicinin/antikacının karşısında bir lokanta var. Üç dört ay önceki fiyatlar şöyleydi: Kuru fasulya 75 krş, pilav 75 krş, tatlı 1 lira... Fiyatları vitrine yazmışlar. Eskiciye son gittiğimde baktım, birazcık zam yapmışlar...

Buraları şehrin göbeği sayılır. Altmış yıl öncesine kadar gayr-i müslim azınlık vatandaşlarımız otururlardı. Oldukça bakımlı mahallelerdi. Onlar gittiler, güneydoğudan gelen göçmenler yerleşti. Gelir seviyeleri son derece düşük olduğu için binalara bakamadılar.

Bu bölgede güvenlik de pek yokmuş.

Paris’in göbeğinde böyle harap, viran, dökük mahalleler olabilir mi? Eski binalar restore edilir, ne gerekiyorsa yapılır ve oralara medeniyet, ümran, temizlik, estetik getirilir.

Sur içinde de böyle yerler var. Zeyrek’e gidiniz ve döküklüğü saçıklığı görünüz. Haliç sahilleri sanki savaştan çıkmış gibi. Balat’ta, Fener’de bazı binalar restore edilmiş, yenilenmiş ama bütüne nisbetle bunlar devede kulak...

Geçenlerde Mevlânâkapısı’na gidecektik. Surlara paralel sokaklardan geçtik. Viraneler, gecekondular, çirkin çirkin depolar, eciş bücüş binalar... Rezalet rezalet rezalet... Sonra nutuklar... İstanbul dünyanın en güzel şehridir... Zart zurt... İstanbul dünyanın en güzel şehri idi... Zamanımızda hıyanete uğradı, berbat edildi, çirkinleştirildi.

Eminönü’nden Eyüp Sultan’a doğru otomobille yola çıkınız. Süleymaniye’nin alt tarafı felaket. (Kısa zamanda İslah edilecekmiş...) Unkapanı’ndan geçiniz. Eski Cibali tütün fabrikası Kadir Has Üniversitesi oldu, güzel ve bakımlı bir bina.,. Ondan sonra şehircilik faciaları başlıyor. Yol kenarında viran binalar. Tek tük restore edilmiş birkaç iyi ve güzel yapı var. Ayvansaray’a kadar döküklük meşheri. Ayvansaray’da kaçak bir binayı yıkmışlar, enkazı uzun zamandan beri yol kenarında duruyor. Kim kaldıracak?

İç taraflara gidin, oraları dökük saçık...

Yakın tarihimizde toplumun iki ana sütununu yıktılar. Biri yazılı ve edebî lisan, ötekisi mimarlık...

Üstad Profesör Yalçın Küçük Balat’ta bir ev almış, oraya taşınmış. Zenginlerimizin bu mahallelerde eski binalar satın almaları, restore ettirmeleri gerekir. Ama kimse yapmıyor... Zaten fiyatlar da son derece artmış. İşin içine UNESCO girmiş. Ehl-i Salib İstanbul’a Fener Balat sahilinden bir çıkartma yapıyor.

Bizim aydınlarımız, seçkinlerimiz, yüksek tabakamız, medya kodamanlarımız böyle yerlere gitmezler ve gezmezler. Onlar lüks otellere, lüks restoranlara, lüks eğlence mekanlarına giderler.

İstanbul’un tarihî bölgesindeki bütün çirkinlikleri, viraneleri, ecüş bücüşlüğü gösteren ve dile getiren 250 sayfalık İngilizce-Türkçe bir albüm/kitap yayınlamalı ve bu şehircilik ve medeniyet faciasını dünyanın gözleri önüne sermeli.

Efendim imkanımız yok falan filan... Haydi oradan!.. Almanya ikinci dünya savaşında yerle bir oldu ve kısa zamanda her şehri adeta yeniden inşa etti. Biz harbe marbe girmedik ve harabeleri hâlâ mamure haline getiremedik.

NOT: Çemberlitaş uzun yıllardan beri çok çirkin madenî bir iskele içinde... Bir çivi bile çakılmıyor. En ufak bir faaliyet yok. Restorasyon mu tamirat mı her neyse ne zaman bitirilip de iskele sökülecek?.. Niçin, şehrimizin sembollerinden olan bu eser yıllardan beri unutulmuşluğa terk edilmiştir? Bu ihmalin ve terkin sebebi nedir?

Lozan’da Mahrem Görüşmeler

GEÇENLERDE Lozan’ın gizli protokolları konusunda bir yazı kaleme almıştım. Bu konuyla ilgili metnini aşağıda okuyacağınız mesaj geldi.

İngiltere’deki British Foreign Office’de, kayıd numarası 371/8937/E 4075 olan “SECRET NEGOTIATIONS DURING THE LAUSANNE CONFERENCE” ( LOZAN KONFERANSİ ESNASINDAKİ MAHREM GÖRÜŞMELER ) adlı bir klasör bulunduğunu, Telaviv Üni. Moshe Dayan Orta Şarq ve Afrika Tedqiqleri Merkezi’nde araştırmacı olarak çalışan Joshua Teitelbaum “Şerîf Hüseyin bin Alî’nin Halîfe Olma Gayretleri: Çok İstedi Ama Olmadı...” başlıklı maqalesinde zikrediyor ve bu klasörden iktibasda bulunuyor (Joshua Teitelbaum, “Şerîf Hüseyin bin ‘Alî’nin Halîfe Olma Gayretleri: Çok İstedi Ama Olmadı...”, trc. Yusuf Hanîf, Tarih ve Düşünce Sayı: 54 1425 /Kasım 2004, 54.S./19. haşiye)

Yakın tarihimizin sırları ile ilgili maalesef sistematik araştırma yapmıyoruz. Bu iş öncelikle üniversitelerimizin vazifesidir. YÖK onları YOK etmiş vaziyette...

Müslüman kesimin ilmî araştırma merkezleri (varsa...) onlar da bu konuda dişe dokunur çalışmalar yapmıyor

Osmanlı imparatorluğunun batışı ve millî mücadele ile ilgili bilgileri ve belgeleri bir araya getiren bir bilgi bankamız yok.

1960’lı yıllarda Profesör Cavit Orhan Tütengil British Museum kütüphanesinde araştırma yaparken Dr. Rıza Nur’un Hatıralarını tesadüfen (veya tevafuken) buldu.

İngiliz devlet arşivindeki Hilafetle ilgili belgelerin gizlilik müddeti bitti, fakat bunlar araştırıcılara hâlâ gösterilmiyor. Çünkü Türkiye hükümeti İngiltere’ye müracaat ederek dosyaların bir müddet daha gizli tutulmasını istedi ve İngiltere bu isteği kabul etti.

Millî mücadele nasıl başladı?.. Sultan Vahdettin’in bunda rolü var mıdır?.. Kurtuluş savaşı İslâmî bir cihad hareketi midir?.. Son Halife Abdülmecid bin Abdülaziz Han nasıl sürüldü?.. Lozan’ın gizli protokolları nelerdir?.. Millî mücadelede İngiliz entrikaları...

Yakın tarihimizi bilmiyoruz... Öğrenmek de istemiyoruz,..

Birinci cihan harbinden sonra Yunanistan Türkiye’ye saldırdı, İzmir’i, Ege bölgesini işgal etti, aramızda hayli çarpışma oldu, kanlar döküldü, canlar yandı, ülkemiz harap oldu. 1922’de Yunan kuvvetleri denize döküldükten sonra o ülkede Türkiye, Ankara hükümeti, Mustafa Kemal, İngiliz siyaseti hakkında bir kısmı ciddî, bir kısmı değersiz binlerce kitap, makale, hatıra yazıldı. Türkiye’den bir araştırıcı çıkıp da bunları incelemedi, fihristini yapmadı.

İngiliz, Fransız, ABD, İtalya, Rus arşivlerinde bizim millî mücadelemiz ile ilgili binlerce önemli belge var. Bazıları 50, bazıları 75 yıl geçtikten sonra bu belgelerin gizlilikleri kalkmış ve araştırıcılara açılmıştır. Lakin bizde ne Atatürkçüler, ne de Atatürkçü olmayanlar bu konu ile ilgilenmiyor.

Tarihini bilmeyen bir toplum halini anlayamaz, geleceğini de kestiremez.



Bu yazı 1,130 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,549 µs