En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Yeni dönem...



Belli ki... Abdullah Gül, ağustos ayı çıkmadan cumhurbaşkanı olacak.

Ardından kabine... Hükümet programı... Güvenoyu... Bunların tümü de ‘yeni dönemin’ nasıl bir süreç olacağı konusunda elbette ki önemli ipuçları verecek.


Ancak..

‘Yeni dönem’i tanımlayabilmek açısından en önemli iki konudan biri ‘sivil bir anayasa...

İkincisi, Türkiye’nin AB süreci.

Sivil anayasa, 12 Eylül rejiminin tümüyle tasfiyesi anlamına gelecek.

AB süreci ise toplumsal dönüşümü, üretim biçiminin modernleşmesini, demokratikleşmenin ekonomik alt yapısının doğmasını hızlandıracak.

***

Bunlardan ilki için, dün umut verici bir haber okudum.

Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat’ın başkanlığında 10 hukukçudan oluşan komisyon kurduran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anayasa taslağının hemen bitirilmesi talimatını vermiş.

Başbakan Erdoğan, sivil anayasayı referanduma da sunmak istiyor.

Çünkü halkın onaylayacağı bir anayasanın daha güçlü olacağına inanıyor.

Başbakan süreci şöyle tanımlıyor:

‘Arkadaşlar bu çalışmalarını en kısa sürede tamamlamalı. Taslak kitapçık haline getirilmeli. Vekil arkadaşlarımızla birlikte siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerine gönderilecek. Onların da düşüncelerini alındıktan sonra taslağa son şekli verilecek. Düşüncem yeni anayasa için referandum yapılmasıdır. Halkın onaylayacağı bir anayasa daha güçlü olur.’

Anlaşılan, Ak Parti İçel milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat başkanlığında komisyon en geç eylül sonuna kadar taslak anayasaya son şeklini verecek.

Başbakan Erdoğan yıl sonuna kadar da tamamlanmasını istemekte.

Bu çok olumlu bir gelişme.

***

AB sürecine gelince...

AB ile kritik eşik 7 Kasım.

Çünkü Avrupa Birliği Komisyonu, 7 Kasım’da Türkiye ile ilgili ‘ilerleme raporu’nu yayınlayacak.

Kasım ayı başına kadar Türkiye’nin hızlı adımlar atması gerekmekte.

Atmazsa, Türkiye’nin üyeliğine soğuk bakan ülkelerin eli güçlenecek.

Örneğin, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Kasım ayında yayınlanan raporun ‘olumsuzluğunu’ ortaya koyarak, Aralıkta yapılacak olan AB zirvesinde Türkiye’ye yönelik bir karar aldırmaya çalışacak.

Eğer AB süreci hızlandırılacaksa, ilerleme raporuna kadar mutlaka ama mutlaka adımların atılması gerekiyor.

***

Ne bu adımlar?

İlk sırayı TCK’nın 301’inci maddesinin değiştirilmesi alıyor.

Neden?

AB Komisyonu ve AB hükümetlerinin Türkiye’den ilk beklentileri, ifade ve düşünce özgürlüğüne kısıtlama getirdiği gerekçesiyle TCK’nin 301’inci maddesinin değiştirilmesi.

Artık neredeyse Avrupa’da sokaktaki her insan bu konuya vakıf.

Bu maddenin uygulanması nedeniyle Türkiye, yazar ve gazetecilerini fikirlerinden dolayı cezalandıran bir ülke konumunda... Bu nedenle 301. maddenin değiştirilmesinin ‘sembolik’ ve ‘psikolojik’ önemi bulunmakta..

***

AK Parti, seçim sürecinde dokuzuncu ‘uyum paketini’ aniden uykuya yatırıverdi.

Sahiden ‘milliyetçilik yükseliyor’ sandılar.

Şimdi alelacele uykuya yatırılan bu dokuzuncu uyum paketinin yasalaşması gerekmekte... Hem de acilen.

Paketteki maddelerden biri Vakıflar Yasası.

Vakıflar Yasası, özellikle azınlıkların mülklerinin vakıflara devredilmesi açısından büyük önem taşıyor. AB, bu yasayı, azınlıkların dini özgürlüklerinin kısıtlanmasının önündeki engelin kaldırılması olarak da görüyor.

Sayıştay Yasası da paketin önemli bir unsuru... Bu yasa, askeri harcamaların sivil denetime geçişi açısından önemli.

Bir de ‘Ombudsmanlık’ bekleniyor. İnsan haklarının ihlal edilmesiyle ilgili mahkemelerin yükünü azaltacak bir mekanizma olan ve bireylerin hak ihlalini mahkemeden önce götürebileceği ‘Ombudsmanlık’ sistemi, Avrupa ülkelerinin tümünde mevcut. Türkiye ise henüz bu yasayı hayata geçiremedi.

***

301. madde...

Dokuzuncu Uyum Paketindeki...

Vakıflar yasası...

Sayıştay Yasası...

Ombudsmanlık Kurumu...

Bunlar, Türkiye’nin Avrupa’da elini güçlendirecek, 7 Kasım raporunu ise olumlu hale getirecek dört önemli değişiklik.

***

Anayasa için Başbakan’ın talimatları çok sevindirici.

Umarız, AB süreci için de aynı umut verici adımlar kararlı bir şekilde atılır.

Çünkü yarın eylül, öbür gün ekim...

Çok az kaldı.


Bu yazı 550 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,064 µs