En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Gerçekten cevap bu mu?



Anayasa nedir? Bir devletin yapısını... Örgütlenişini... Temel organların görev ve yetkilerini... Bireylerin devlet iktidarı karşısında hak ve özgürlüklerini düzenleyen kuralların bütünüdür...


Yasalar... Tüzükler... Genelgeler...

Kısacası o ülkenin yasal mevzuatı anayasal hükümlere ters düşemez...

Bu o kadar aşikár, yalın ve yaygın bir bilgidir ki, hukuk biliminin özgün bir ilkesinden ziyade, ‘genel kültür’ aksesuarı sayılır...

Bu, bir mühendisin de, bir antropoloğun da, bir doktorun da bileceği türden bir aksesuardır...

Bir hukukçunun ise zaten bilmemesi söz konusu değildir...

Çünkü...

Bundan habersiz bir hukuk öğrencisi, ilk sömestri bitirmekte zorlanır...

***

Türkiye öyle hale geldi ki...

En yaygın...

En sıradan...

En harcı alem bilgilerin bile aksine şeyler yazılıyor, çiziliyor ve yaygın medya tarafından kitlelere iletilebiliyor...

Ürkütücü bir toplumsal kaybolma dönemi...

Hiçbir süreçte ‘doğruluk denetiminin’ kalmadığı...

Sanki...

‘Öz denetimin’ de tümüyle kaybolduğu...

‘İsteyenin istediğini mantık ve kural tanımadan’ söylediği bir çıldırma dönemi bu...

***

Bunları neden yazıp, söylüyorum?

Anayasa Mahkemesi’nin anayasanın bağlayıcı ve emredici maddelerine rağmen gösterdiği yaklaşım herkesi şaşırttı...

Neden şaşırttığının gerekçelerini ise geçenlerde ‘Parlamentoyu mahkemeye bağlayalım’ başlıklı yazımda da sıralamıştım...

Örneğin Anayasa’nın 153. maddesi...

Şöyle yazıyordum:

‘Anayasa’yı delme sıradan hale geldiği için kimse umursamıyor ama Anayasa Mahkemesi dün Anayasa’nın 153. maddesini de göz göre göre ihlal etti... 153. madde ne diyor?

‘İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz’ diyor... Ama dün iptal kararı bal gibi gerekçe yazılmadan açıklandı...

Anayasa Mahkemesi’nin fiilen Anayasa’yı pas pas gibi çiğnediği ülkede ne hukuku?’

***

Bu soruları önceki gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Meclis’te sordu...

Anayasa Mahkemesi’nin dolaylı cevabını ise dün Milliyet Gazetesi Ankara temsilcisi Fikret Bila’da okudum... O bölüme bir kez daha beraber göz atalım:

‘Anayasa’nın 153. maddesi şu hükmü taşıyor:

‘Anayasa Mahkemesi’nin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanmaz.’

Başbakan, bu maddeye dayanarak soruyor: Gerekçe yazılmadan kararı niye açıkladınız?

Bu sorunun yanıtını bulmak için dün Anayasa Mahkemesi çevrelerinde yaptığım araştırma sonucunda, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda daha önce bir karar verdiğini öğrendim.

1988’de bu konuda çıkan bir tartışma sonucu Anayasa Mahkemesi aleyhine suç duyurusunda da bulunulmuş. Mahkeme heyeti toplanarak bu konuyu karara bağlamış ve beklemesinde telafi edilmesi zor sonuçlar doğuracak konularda karar özetinin açıklanmasına karar vermiş.

Bu karardan sonra Anayasa Mahkemesi 20 yıldır, gerekçesi yazılmadan karar özetini açıklıyor. Mahkeme, ayrıca sadece iptal kararları için gerekçeli açıklama hükmüne rağmen ret kararları için bir kural konulmadığına da dikkat çekmiş.

Gerekçe yazılmadan karar özeti açıklamanın gerekçelerinden biri de spekülasyonları önlemek. Kararı öğrenenler ile öğrenmeyenler arasında haksız rekabet doğmasını önlemek.

Bazı hükümet kararlarını önceden öğrenenlerin ekonomik alanda spekülasyon yaparak haksız kazanç sağlamaları gibi yargısal kararlarda da böyle bir risk bulunduğunun mahkemece kabul edildiği anlaşılıyor.’

***

Anayasa’nın 153. maddesi ne diyor?

‘İptal kararları gerekçesiz açıklanamaz’

Bu en üst bağlayıcı hükme karşı, üstelik de gene Anayasa Mahkemesi ‘içtihat’ yaratabilir mi?

Bu, bir hukuk devletinde mümkün mü?

***

Ama buralarda mümkün oluyor...

Anayasa Mahkemesi ‘çevreleri’, amir anayasa hükmüne karşı yirmi yıl önce çıkarılmış bir içtihadı adres gösterebiliyor...

Buna Anayasa Mahkemesi itiraz edip, yanlışlığı gidermediği gibi bunu, anayasa maddesine zıt ama anayasa maddesinden daha çok itibar edilen bir kaynak haline gelebiliyor...

Buna itiraz eden olmadığı gibi, medya eliyle de itirazi kayıt olmadan kamuoyuna yansıtılıyor...

***

Anayasa’nın 2. maddesine göre...

Türkiye ‘demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti’...

Kendi anayasasının amir hükmüne aykırı içtihadı çıkaran bir mahkeme ve bunu yadırgamadan içselleştiren toplumsal bir anlayışla mı hukuk devleti olacağız?

Bence tanımı değiştirmek gerek:

‘Türkiye Kemalist anlamda laik bir cumhuriyettir’...


Bu yazı 735 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,657 µs