En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

“Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!



İlk gün yazmıştım.. Ama bazı ileri zekalılar anlamamış olmalı ki, lafı evirip çevirip, “Anayasa Mahkemesi işin esasına girmedi, şekil denetimi yaparak iptal kararı verdi. Anayasa Mahkemesi’nin de şekil denetimi yapma yetkisi var” diyorlar..
Sizi gidi uyanıklar sizi...
 
 
 Resmen yalan söylüyorsunuz.. Yaşınıza başınıza bakmadan sahtekârlık yapıyorsunuz..

Sahtekârlık, illa bir belgeyi alıp, üzerinde değişiklik yapmakla olmaz ki!..

Alırsınız Anayasa’yı, “Şekil denetimi  üç konu ile sınırlıdır” cümlesinin bir kısmını okuyup, “İşte Anayasa Mahkemesi’nin şekil denetimi yapmaya yetkisi vardır” der, halkı aldatırsınız.. İşte bu da bir sahtekârlıktır..

Anayasa maddesindeki “sınırlıdır” kelimesini gözlerden kaçırıp, “her türlü şekil denetimi mümkündür” dersiniz.. Böylece  bilim adamı olduğunuz gerekçesi ile aldığınız “doç/prof” ünvanlarının arkasına sığınarak da insanları aldatıp, “sahtekârlık” yapabilirsiniz..

“Bizim kötü niyetimiz yok. Sahtekâr değiliz biz” diyorsanız, açıp baksanıza, anayasaya..

Şekil denetiminin her türlüsünün serbest  olmadığı, daha nasıl yazılacak yani?

Yıllar önce bunun tartışması uzun uzun yapılmış zaten.. O zamanlar, anayasadaki düzenleme, daha genel bir anlam içerecek şekilde ifade edilmişmiş.. Anayasa Mahkemesi de, o yıllarda uyanıklık yapıp, “şekil adı altında esasa girip” keyfince Anayasa değişikliği iptalleri yaptığı için, yasama organı da postasını koymuş ve“Haddini bil. Sen esasa giremezsin... Ayrıca şekil açısından yapacağın incelemeyi de, öyle kafana estiği gibi yapamazsın.. Sadece üç sebeble yapabilirsin.. Üç sebebin dışına çıkma yetkin de kesinlikle yoktur” demiş..

Ama Anayasa Mahkemesi’nin son kararındaki iptal gerekçesini daha görmesek de, mahkemenin medyadaki avukatları, bu gerçekleri görmezlikten gelip, dansözlere taş çıkartırcasına “Mahkeme şekil denetimi yapmıştır. Buna da yetkisi vardır. ‘Teklif edilemez’ şeklindeki anayasa maddesindeki hükme uygun olarak şekil denetimi yapılmıştır. ‘Teklif edilemez’ demek de bir şekildir” kıvırtmaları ile karara haklılık payı çıkartmaya çalışıyorlar.

Beyler kıvırmayın..

Ya anayasaya bağlı kalacaksınız.

Ya da “Biz anayasa falan takmayız. Anayasa da biziz, devlet de biziz, kanun da biziz” diyecek ve kendinizi Anayasa ile bağlı kabul etmediğinizi itiraf edeceksiniz. 

Anayasa’nın 148. maddesini, kalın kafalıların anlaması, anladığı halde başka türlü göstermek isteyenlerin de yaptıkları çarpıtmadan utanmaları için tekrar alıntılıyorum: “Anayasa değişikliklerinde, şekil bakımından denetlenme,  teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.”

Şimdi Anayasa Mahkemesi kararını haklı bulanlar bir yana, “Haklılık payı olabilir” diyenler de çıkıp izah etsinler bakalım: “Anayasa’daki ‘sınırlıdır’ hükmünün anlamı nedir?”

Öyle ya, Anayasa; “Teklif ve oylama çoğunluğu ile ivedilikle görüşülemeyeceği yönünden inceler” demiş olsa, beyefendiler yerden göğe kadar haklı olurlar. “Anayasa açık kapı bırakmış, bunlar da o kapıdan giriyorlar” deriz.

Ama Anayasa açık kapı bırakmamış ki!..

Sı-nır-lı-dır demiş, kesmiş atmış konuyu..

Daha bundan sonra, bu konuların dışında bir sebeble şekil denetimi yapmak, kimin haddine imiş?

Daha net söyleyeyim, Anayasa bu kadar açık bir şekilde konuyu düzenlemiş iken, Anayasa Mahkemesi’nin yine de izin verilmeyen bir konuda şekil denetimi yapmasının, Hakkari Sulh Ceza Mahkemesi’nin anayasayı iptal etmesinden bir farkı yoktur.. 

Anayasa Mahkemesi üyeliği koltuğuna oturdular diye, her istediklerini yapacak değiller ya bunlar..

Hakim iseler, Anayasa’da verilen yetki sınırı içinde hakimler..

“Kafanıza göre, istediğiniz kararı verin” diye bir yetki verilmemiş ki bunlara..

Açık açık sınırları belirlenmiş.. “Kanunları iptal edebilirsiniz” denilmiş. “Anayasa maddelerini şekil açısından üç sebeble iptal edebilirsiniz” denilmiş. “Kanun hükmünde kararnameyi hem esas hem şekil açısından iptal edebilirsiniz” denilmiş..

Konular bu kadar açık açık düzenlenmiş iken, nasıl ki Hakkari Sulh Ceza Mahkemesi, herhangi bir kanunu iptal edemezse, Anayasa Mahkemesi de, üç sebeb dışındaki bir sebeble Anayasa değişikliğini iptal edemez.

Nasıl ki Hakkari Sulh Ceza Mahkemesi, “Ben şu kanunu iptal ettim” diye yazıp, mahkeme mührü ile altını da mühürlese bile, bu mahkeme kararı uygulanamaz ise, aynı şekilde Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa’daki sınırlamayı gözardı ederek verdiği karar da yok hükmündedir ve uygulanamaz.
 
 



Bu yazı 845 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,347 µs