En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..



Son gelişmeler; Anayasa Mahkemesi’ndeki AKParti’nin kapatılması davasının reddedileceği yönünde.. Çeşitli çevreler, AKParti’nin kapatılmayacağı yönündeki görüşün daha baskın olduğu tezini dile getiriyorlar..
 
 
Gerçekten de, gerek şahıs bazında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın alternatifinin olmaması, gerekse AKParti yerine iktidarı dolduracak bir başka partinin bulunmaması, egemen çevreleri kara kara düşündürüyor.
Düşünsenize; AKParti’yi kapattılar, arkasından ülkeyi yönetebilecek, iktidarı sahiplenecek bir hükümet bile kuramadılar. Veya kurdular ama, AKParti’nin yakaladığı başarıyı sağlayamayacağı endişesi ile yakın tarihte sık sık karşılaştığımız krizlerden birisi yaşandı.. Ekonomik göstergeler altüst oldu..
Dolar bir haftada 3-4 YTL’ye fırladı..
Egemen çevreler, ne yapacaklar?
Ne yapabilirler??
Böyle bir durumda, sosyal patlama yaşanmaz mı? “Durduk yerde kendi emelleriniz için bir partiyi kapattınız, cebimizden milyarları çekip aldınız” diye, halk birilerinden hesap sormaya başlamaz mı, sistem çalkalanmaz mı?
Neresinden bakarsanız bakınız; egemen çevreler için, AKParti çok çalışkan bir hizmetçi rolünde.. Yeter ki, gerçekten ülkeyi yönetmeye kalkışmasın..
Ülkeyi yönetmeye kalkışmasının göstergesi ne?
Kendi tabanına verdiği vaadleri hayata geçirmeye kalkışması.
AKParti çalışsın.. Dolar 1.6 YTL’den; artmayı bir kenara bırakın, 1.27 YTL seviyelerine insin.. Sağlık alanında görülmemiş devrimler yaşansın.. Devlet ciddiyetinde onlarca yıldır başarılamayan birçok yenilik hayata geçirilsin.. Başarılı bir hizmetçinin, evi pırıl pırıl yapması gibi bir şey bu..
Ülke örneğinde baktığınızda da; AKParti’nin başarıları, herkesin yararlandığı hizmetler konusunda..
Egemenler, “Bunlar yapılsın. Bu hizmetleri, bu başarıda yapacak başka alternatif de yok zaten” diyorlar..
Fakat itiraz; evi pırıl pırıl yapan hizmetçinin, kendi inisiyatifi ile evde yapmak istediği bazı değişiklikler sözkonusu olunca gündeme geliyor.. 
Tekrar ülke yönetimi örneğine geçersek, AKParti’nin kendi tabanına verdiği sözleri yerine getirmesi istenmiyor.. Örneğin başörtü yasağının kaldırılması istenmiyor.. Örneğin katsayı adaletsizliğinin düzeltilmesi istenmiyor.. Örneğin Kur’an kurslarına gitme yaşının düşürülmesi istenmiyor.. 
Egemen çevrelerin olaya bakışı, bence bu..
O zaman egemen çevreler ne yapmalı?
Hem AKParti’yi kapatmamalı.. Hem de AKParti’ye, kendi tabanına verdiği sözleri yerine getirme imkânı tanımamalı..
Bu nasıl gerçekleştirilecek?
Benim sezinlediğim şu: AKParti’nin içine de sızdırılan, “Üçüncü formül” ifadeleri ile gündeme getirilen taktikle, hem AKParti kapatılmayacak. Hem de AKParti’ye özgürlüklerin önünü açan icraatlar yaptırılmayacak...
İdam etmek istediğiniz birisini, infaz etmeyip, tek odalı hücreye kapatmak gibi bir şey bu.. Odadan dışarı çıkmak yok.. Volta atmak yok.. Gökyüzünü görmek yok..
Yaşıyorsunuz ama, egemenlerin arzu ettikleri şekilde..
Nefes alıp veriyorsunuz ama, bunun hiç kimseye bir faydası yok gibi.. Her şey; sizi o odaya tıkan egemenlerin kontrolünde.. Böyle bir hayata hayat derseniz, yaşıyorsunuz işte.. Örneğimize uyarlarsak, kapatılmadınız işte!...
Parti kapatılmayacak ama, Anayasa Mahkemesi’nin önündeki ikinci kritik dava olan, başörtü yasağının kaldırılmasını amaçlayan Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerindeki değişiklikler, yorumlu ret yoluyla fiilen iptal edilerek, AKParti’nin eli kolu bağlanacak...
Bence taktik bu..
Başörtü yasağını kaldıran Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerindeki değişiklikler hakkındaki dava, yorumlu ret yoluyla sonuçlandırılırsa, AKParti kapatılmasa ne olacak ki?
AKParti iktidarda ama, başörtü yasağı kaldırılamıyor! Katsayı adaletsizliği değiştirilemiyor.. Kur’an kursuna gitme yaşı indirilemiyor..
Böyle bir durumda, ne faydası var, AKParti’nin iktidarda olmasının?
Egemenler, kendilerine dört dörtlük hizmet edecek bir parti bulmuş olacaklar..
Halkın geneline hizmet eden, ama duyarlı insanların hassasiyetlerini yerine getiremeyen bir iktidar..
Bu taktik görülmeli ve acilen tedbir alınmalı.. Hedef; partinin kapatılmamasını sağlamak değil, özgürlüklerin önünü tıkayacak bir kararın çıkmamasına yönelik olmalı!
 


Bu yazı 816 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,569 µs