En Sıcak Konular

Hayrettin Karaman
Yeni Şafak

Hayrettin Karaman
0 0 0000

Ya bu deveyi güdecekler…



CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerini parti genel merkezinde kabul ediyor ve sohbet esnasında şunları söylüyor:

"Ankara'da Hacettepe Üniversitesi'nde türbanlı öğrencilerimiz, hemşire veya doktor adayı olan bayan arkadaşlarımız diyorlar ki, biz erkek muayene etmeyiz. Erkek kadavrasına el sürmeyiz. Şimdi arkadaşlar dünya bundan çok çekti. Çok özür diliyorum ama Sayın Erbakan'ın eşi niye öldü biliyor musunuz? Halen içim yarılır. Gittiği hastanede bayan doktor yok gece diye erkek doktora el sürdürmedi ve kadıncağız öldü. Yani içim sızlıyor"

Bu asılsız ve münasebetsiz söze uygun cevabı, rahmetli Nermin Erbakan'ın hastalık sürecini yakından bilen isimlerden Şeref Malkoç vermiş:

"Bu söylediği hiçbir şekilde doğru değil. Ahlaki değil. Hiçbir siyasetçinin yapacağı iş değil. Allah akıl versin. Hiçbir zaman erkek, kadın doktor problemi olmadı. İlk defa böyle bir şey duyuyorum. Saçma sapan bir şey. Allah akıl fikir versin. Yalan uydurarak, üstelik Sayın Erbakan'ın merhum eşinin hatırasına saygısızlık yaparak yalanına destek yaratıyor. Kesinlikle doğru değil"

Sayın Malkoç'un cevabına birkaç cümle de biz ekleyelim:

Hz. Peygamber zamanında kadınlar da savaşa katılırlar, genellikle geri hizmetlerde çalışırlar, gerektiği zaman da bizzat silahlı çatışmaya girerlerdi. Yaralıları tedavi ederler, kadın erkek ayırmazlar, hepsine el sürer ve tedavi neyi gerektiryorsa onu yaparlardı.

Aksine bir zaruret, bir ihtiyaç bulunmadıkça kadınların kadınları, erkeklerin de erkekleri tedavi etmeleri islâmî âdâb ve beşeri münasebet kaidelerine daha uygundur. Kızlar bunu kast etmişler ise onların inancına saygı göstermek gerekir, ama asla el dokunmama, tedavi etmeme gibi bir kural yoktur ve dinini bilen bir Müslüman doktor da bunu söylemez.

Eğer dinimize göre cinslerin birbirini tedavi etmeleri yasak olsaydı CHP'liler ile İslam'a inanmayanların buna da saygı göstermeleri gerekirdi. Bir başka gereklilik de demokrasi ve insan hakları adına bu kızların tıp tahsilinden mahrum edilmemeleri, inançları ve sınırlarına göre tıp hizmeti vermelerine imkan tanınması olurdu.

Farklılığa tahammül edemeyen, halktan aldıkları oya değil, güce dayanarak kendi inanç, inançsızlık ve ideolojilerini herkese dayatmayı din edinenler hep böyle yaparlar. Yalan yanlış, eksik güdük bilgilere dayanarak İslam hakkında konuşur, sahih İslam'a uymayan anlayışlarını savunur, farklı anlayış ve yaşayışları mahkum eder, bir suç, bir kusur gibi ilan eder, engellenmesi için çağrıda bulunurlar. Ama bunların devresi bitiyor; ya bu deveyi güderek siyaset yapacak veya bu davayı (böyle bir siyaset tarzını) terk edecekler. İkisini de yapmazlarsa hiçbir güç, onların tarih olmalarını engelleyemeyecektir.

Ateş'in İmam Hatipli kızlarla ilgili düşüncelerini de gelecek yazıda ele alalım.



Bu yazı 484 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Haziran 2008 Milli maç milli mesele
    • 26 Haziran 2008 Şimdi ne yapacağız?
    • 12 Haziran 2008 Cumhuriyeti korumak
    • 25 Mayıs 2008 Ya bu deveyi güdecekler…
    • 18 Mayıs 2008 Yargı bağımsızlığı ve yanılmazlığı
    • 24 Nisan 2008 Bankaların verdiği promosyon
    • 5 Nisan 2008 Devlet-din ilişkisi
    • 30 Mart 2008 İddianamedeki laiklik
    • 28 Mart 2008 Laiklik tehlikede mi?
    • 23 Mart 2008 İddianame kusurludur
    • 14 Mart 2008 Kısas (2)
    • 13 Mart 2008 Kısas
    • 7 Mart 2008 Sıra sana da gelir
    • 29 Şubat 2008 Sağırlar, dilsizler ve körler
    • 28 Şubat 2008 Atalar dini
    • 24 Şubat 2008 Çelişkiler Yumağı
    • 22 Şubat 2008 Fetvalar arasında
    • 21 Şubat 2008 Mescid-i Aksâ hepimizin
    • 15 Şubat 2008 Kadınlar da farklı
    • 14 Şubat 2008 Niçin Örtünüyoruz? (3)

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,753 µs