En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

Ben Devlete Değil, Bozuk Düzene Karşıyım...



SORU: Sen ne taraftansın?

CEVABIM: Ben Türkiye’den yanayım.

SORU: Nasıl olur böyle bir şey?.. Sen aşırı dincisin, gericisin, taqiye yapıyorsun...

CEVAP: Edepsizliği bırak... Sen Sabataist, ateist veya Mason, yahut Marksist olarak Türkiye’den yana olabiliyorsun da ben bir Müslüman olarak niçin olamayacakmışım? Hem sonra, ben dinci değilim, dindar bir Müslümanım. Gerici değilim. Hiram Usta efsanelerine, Tapınak Şövalyeleri masallarına inanan ilerici olacak, ben ise gerici... Saçmalamayı bırak!..

SORU: Sen devlete karşısın...

CEVAP: Halt etmişsin, ben devlete değil bozuk düzene ve sisteme karşıyım.

SORU: Devlet ile sistem aynı şeydir...

CEVAP: Hayır... Devlet ayrı şeydir, sistem ayrı şey... İkisini özdeşleştirmek, devletimize ve Türkiye’ye yapılabilecek en büyük kötülük ve ihanet olur.

SORU: Düzene karşı olmak, Cumhuriyet’e karşı olmak demektir.

CEVAP: Bu, sana mahsus bir saçmalık ve hezeyandır. Cumhuriyet fazilet rejimidir. Faziletin olmadığı yerde onun adı vardır ancak. Cumhuriyetin de türleri, boyaları vardır. Ben hakikisini, erdemlisini, gerçeğini istiyorum.

SORU: Türkiye’den yanayım demekle neyi kasd ediyorsun?

CEVAP: Türkiye üç şeydir: Bir ülke, onun üzerinde yaşayan halk ve oradaki devlet...

SORU: Peki, İslâmcılığın ne oluyor?

CEVAP: Ben İslâmcı, şucu bucu değilim. Sadece dinim İslâm’dır, ben Müslümanım. İslâm benim gözümde en yüce gerçek, en üstte olan değerdir.

SORU: Türkiye’yi seviyorum iddiasında samimi misin?

CEVAP: Elbette samimiyim. Çünkü ülkeme, halkıma, devletime zarar vermiyorum, onları sömürmüyorum.

SORU: Ama bazı İslâmcılar veya dinciler yolsuzluk yapıyor, sömürüyor. Bu nasıl oluyor?

CEVAP: Benim onları ne kadar ağır ve şiddetli bir üslupla tenkit ettiğimi görmüyor musun? Bu ülkede benim kadar özeleştiri yapan başka bir yazar var mı? Hem onlar İslâmcı mislamcı değildir. Sahtekâr, hırsız, talancı, münâfık, hattâ bazısı kâfir şerirlerdir. Sizlere soruyorum: Kendi cephenize, çetelerinize mensup birileri soygun, talan, sömürü yapınca niçin tenkit etmiyorsunuz, dışlamıyorsunuz?.. Soyguncu, sömürücü, hırsız münafıklar İslâm’ı temsil etmezler.

SORU: Sen lâikliğe karşısın...

CEVAP: Kavramları birbirine karıştırma. Ben lâikçiliğe karşıyım. Jakoben lâiklere karşıyım, Türkiye’de gerçek laiklik yoktur, lâikçilik vardır, “Devlet dini sistemi” vardır, jakoben ve saldırgan din düşmanlığı vardır. Bir Müslüman olarak tabiî ki, onlara karşı olacağım.

SORU: Ama lâiklik bizim devletimizin temel kavramı ve değeridir. Lâiklik olmazsa Türkiye batar...

CEVAP: Sana açıkça söyledim: Türkiye’de kesinlikle gerçek lâiklik yoktur. Stalin, Mao, Enver Hoca, Pol Pot da lâik idiler... Gerçek lâiklik Fransa’daki laikliktir. Bir sistemin resmî Diyanet İşleri Başkanlığı varsa, resmî din liseleri varsa, resmî İlâhiyat fakülteleri varsa, Devlet bütçesinden maaş alan ve devlet memuru statüsünde bulunan 100 bin imamı, müezzini, müftüsü, vaizi varsa o ülkede lâiklik olduğu iddia edilemez.

SORU: Sen ve senin gibiler Türkiye’yi Arabistan’a, İran’a, Malezya’ya benzetmek istiyorsunuz...

CEVAP: Yalandır. Biz Türkiye’yi demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları bakımından Norveç’e, İngiltere’ye, Avusturya’ya ve diğer Avrupa ülkelerine benzetmek istiyoruz. Niçin razı değilsiniz?

SORU: Siz Cumhuriyet’in temel ilkelerine ve değerlerine karşısınız...

CEVAP: Bu da kuyruklu bir yalandır. Biz fazilete/erdeme, adalete, eşitliğe, inanç ve düşünce hürriyetine, temizlik ve şeffaflığa yani tek kelime ile gerçek cumhuriyete taraftarız.

SORU: Siz Kurtuluş Savaşı ilkelerine ihanet ettiniz...

CEVAP: Asıl ihaneti ve hıyaneti siz yaptınız. Kurtuluş savaşı bir İslâmî cihad hareketi idi. Zaferden sonra onu çarpıttınız. Tarih, en sağlam belge ve bilgilerle şahidimizdir.

SORU: Tesettür bir tür köleliktir. Kadınların köle olma hakkı yoktur.

CEVAP: Tesettür kadın için en büyük haysiyet ve hürriyet kaynağıdır. Asıl kölelik ve zillet, üzerinde TC antetli resmî “vesikalarla” bazı kadınlara fuhuş yapma izini verilmesi, bu resmî vesikalı fuhuştan KDV ve gelir vergisi alınmasıdır. Bu utancın karası size ömür boyu yeter!

SORU: Bizim sayemizde Türkiye İslâm dünyasının en ileri ülkesi oldu...

CEVAP: Sizin yüzünüzden Türkiye Japonya, Güney Kore, Tayvan, Singapur gibi gelişemedi, kalkınamadı. Türkiye’yi batırdınız. Korkunç bir borç yükü altına soktunuz. Sizin zihniyetiniz yüzünden ülkemiz dünya temizlik/şeffaflık listesinin diplerine düştü. Bastığınız yerde ot bitmiyor. Eğitimi, üniversiteleri çökerttiniz. Hıyanetlerinizi anlatmak için kitap yazmak gerekir. Sizin yüzünüzden Türkiye, dünyanın ilk beş ülkesi içinde olması gerekirken, çok aşağılarda kaldı.

SORU: Eğitimi yaygın hale getirdik, halkı okur yazar ettik...

CEVAP: Halkı okur-yazar cahiller haline getirdiniz. Millet, atalarının dedelerinin mezar taşlarını okumaktan aciz. Dünyanın hangi ülkesinin halkı, 1928’den önce kendi millî diliyle yazılmış kitapları, belgeleri okuyamıyor?

SORU: Sayemizde Türkiye Nobel kazandı...

CEVAP: Bir tek bilimsel Nobel kazanamadık... Pamuk’un nasıl Nobel aldığına gelince... Beni fazla söyletmeyin...

SORU: Anayurdu demirağlarla ördük...

CEVAP: Pöh!.. Sayenizde hızlı trenimiz yok.

SORU: Biz Atatürkçüyüz...

CEVAP: Siz Sabatay Sevi’nin izinden ve yolundan gidiyorsunuz. Atatürk’ü de kullanıyorsunuz.

SORU: Biz ulusalcıyız...

CEVAP: Bendeniz de Müslümanım, Türkiye’yi çok seviyorum...



Bu yazı 1,137 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,498 µs