En Sıcak Konular

Avni Özgürel
Radikal

Avni Özgürel
0 0 0000

Mahkeme nasıl kışkırtılır?



İlginç, karışık, anlamlandırılması zor hadiseler yaşıyoruz. Tek tek ele alındığında her birine ‘aculluk’ deyip geçmek mümkün belki; ama arkasının kesilmediğini mevcutlara her gün bir yenisinin eklendiğini görünce, uyandırdıkları şaka hissi yüze yansımadan donuyor, şaşırıyorsunuz.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün makam aracının takibinden başlayın Fikri Sağlar’ın iddialarından çıkın, hepsi böyle.
Birileri polise ‘Öyle bir iş yapın ki Anayasa Mahkemesi üyeleri öfke küpüne dönsün’ diye talimat verse ancak bu kadar ‘başarılı bir operasyon’ yapılabilirdi. Olayın emniyet müdürünün ağzından açıklanan maksadı bir yana akışıyla ilgili basına yansıyan bilgiler doğruysa ki doğruluğuna itiraz eden yok- insanın içinden ‘Ekibin yakalanması önceden planlanmış olmalı’ demek geliyor. Zira, Anayasa Mahkemesi lojmanlarında başlayıp Ankara caddelerinde devam eden ve fazla göz önünde bir mekân sayılamayacak Tenis Kulübü otoparkında ‘sobelenme’yle son bulan takibin benzerlerine ancak ‘Polis Akademisi’ türünden komedi filmlerinde rastlanır.
TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın Anayasa Mahkemesi’nden herkesi rahatlatan, ülkedeki istikrarı bozmayan görüş üretmesini istediği demeci de zamanlaması bakımından garip içeriği bakımından alışıldık türden değil. Yüksek mahkemeden parti kapatma konusuna yaklaşırken hem savcının iddiasını ciddiye alanların kaygılarını giderilmesini hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerini ve Venedik Komisyonu ölçütlerini gözetmesini beklediğini söyleyen Toptan’ın, mahkeme heyetinin mer’i hukuku bir yana bırakıp halk jürisi gibi hareket etmesini istediğini düşündüren sözlerini kimi çevrelerin Tayyip Erdoğan’ın yasaklanmasıyla ara yol bulunabileceği düşüncesine paralel ‘AKP’nin kapatılmayıp bazı kişilere yasaklama getirilmesiyle sınırlı bir karar’ beklediği şeklinde okumak da mümkün. Zira çözüm için proje arayanları destekleyen, tedirgin AKP zirvesini ‘ara çözüme ikna etmeye dönük’ bu çıkışın arkası Yüksek Seçim Kurulu Başkanı’nın konuşmasıyla geldi. İleride önüne gelmesi muhtemel dava konusunda her nedense kararını açıkladı kurul başkanı. Anayasa Mahkemesi’nin bazı kişiler için ‘siyasi yasaklama’ kararı alması halinde bunun o kişilerin bağımsız aday olmalarını engellemeyeceğini açıkladı: Seçilmelerine mani bir hal yok!..
Bu kadarla kalmadı elbette ‘aculluk serisi...’.
Eski siyasetçi yeni yazar Fikri Sağlar’ın dillendirdiği iddialar hepsinin üstüne tüy dikti. Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’la Erdoğan’ın baş başa görüşmelerinin içeriğine ilişkin ‘şantaj’ iddiası, orduyu tartışma patformuna çekmenin ötesinde, Anayasa Mahkemesi’ni hedef alan psikolojik kuşatmada çemberi daraltma sonucunu doğurdu. Sağlar’ın dillendirdiği iddianın ‘Bazı AKP’lilerden edindiği bilgi’ olduğunu söylemesi anlamlı bir dipnot. Zira bu notun silahlı kuvvetlerin komuta kademesi tarafından Başbakan’la Genelkurmay Başkanı arasındaki konuşmanın gerçek mahiyeti farklı olsa da Erdoğan tarafından yakın çevresine böyle yansıtılmış olabileceği şeklinde okunması mümkün. Ve bunun Erdoğan’ı siyasetin dışında bırakmaya hazırlanan dar çevrenin işini kolaylaştırması da. Sonuç olarak herhalde şu söylenebilir.
Sezilen o ki, Erdoğan’ı ‘Bu geçici bir durum’ diyerek, hatta mümkün olursa ikna edip indirmeyi planlayan ve bunu projelendiren halka sadece AKP ve Erdoğan karşıtlarından oluşmuyor. Kamuoyunda gördüğü ilgi ve destekten dolayı onun liderliğinden vazgeçemeyen, bunun onun ismi çevresinde toplanılması suretiyle elde edilmiş iktidarı riske etmek olacağını düşünen, ancak Erdoğan’a öteden beri başbakan olmaktan ziyade ihtiyaç oldukça çıkarılıp sallanacak portre/bayrak/slogan işlevi gören, kitleleri heyecanlandırıp oy devşirecek adam olarak bakan AKP çekirdeğinden isimler de su taşıyor öğütme için seçilen değirmene!



Bu yazı 1,276 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Nisan 2010 Doğum gününde sevgiliyi hatırlamak...
    • 3 Ekim 2008 Gerçek gündem ve eğlence
    • 14 Ağustos 2008 Bir test, 2 bin ölü!
    • 30 Temmuz 2008 İddianamenin şifresi
    • 12 Temmuz 2008 Ordu ne düşünür?
    • 2 Temmuz 2008 AKP davası ve Ergenekon
    • 26 Haziran 2008 Travma!...
    • 21 Haziran 2008 Yeni dönemde Tayyip Erdoğan ve...
    • 12 Haziran 2008 Yargı kılıf işlevi görmeye başlarsa!..
    • 28 Mayıs 2008 Kritik dönemeç
    • 21 Mayıs 2008 Mahkeme nasıl kışkırtılır?
    • 14 Mayıs 2008 Sahtelik, devlet ve siyaset
    • 8 Mayıs 2008 Erdoğan’ın yol haritası
    • 30 Nisan 2008 CHP değişirse her şey değişir!..
    • 23 Nisan 2008 Laikliği masaya yatırmak!
    • 16 Nisan 2008 Perdeyi kaldırmak
    • 9 Nisan 2008 AKP nasıl kurtulmaz?
    • 2 Nisan 2008 Tayyip Erdoğan
    • 26 Mart 2008 Başımıza gelenler...
    • 19 Mart 2008 Siyasi tarihin ayıplı sayfaları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,588 µs