En Sıcak Konular

Avni Özgürel
Radikal

Avni Özgürel
0 0 0000

Erdoğan’ın yol haritası



Başbakan’ın AKP’ye açılan kapatma davasının sonucunda ortaya çıkacak farklı durumlara göre izleyeceği yol hakkında söylediği iddia edilen ve basına yansıyan bilgilerin doğru olup olmadığını bilemem. Ancak kimseyle konuşmamış olsa da, bilinen şu ki, Erdoğan siyasi kişiliğini ve geleceğe ilişkin hayallerini mahkeme salonunda bırakıp çıkacak biri değil. Zira buna dini/ siyasi inançlarının ötesinde mizacı mani.
Cümle âlem biliyor ki AKP demek Erdoğan demek. Nitekim anketlerin tamamında kitlelerin ona duyduğu sempati ve güven, partisine duyulanın hayli üzerinde. Okur-yazar kamuoyunun Erdoğan’ı değerlendirirken nakise hanesine yazdığı hususların onun halk nezdinde kabul görmesini sağlayan özellikleri olduğu bilinmez değil.
Hal böyleyken Erdoğan’ın ‘Benden buraya kadar’ diyerek kenara çekilmesini beklemek, ya da Necmettin Erbakan misali partisini kayyum marifetiyle uzaktan idare etmeyi içine sindireceğini ummak hayal. Erdoğan’ın kendi isteği dışında mahkeme kararıyla siyasetten tasfiyesini amaçlayan projelerin sıcak karnı bence tam olarak burası.
Başbakan muhtemeldir ki şu an ‘sistemle hiçbir şekilde ciddi çatışmaya girmeyip küçük çaplı düzenlemelerle hedefe yürümeyi amaçlayan, değişimi vadeye yaydığı için demokratikleşme sürecinin temposunu düşüren’ tavrından dolayı pişmandır. Bundan dolayı yargı kararının açıklanmasından sonra toplumun karşısına hayli farklı bir Erdoğan’ın çıkması sürpriz olmaz.
Bunu Erdoğan’ın hasımlar belirleyip onlarla kavgaya oturtacağı manasında söylemiyorum. Kastettiğim, önceliklerinin farklılaşacağı ve hangi konumda olursa olsun kitleler üzerinde sahip olduğu etkiyi, belirleyeceği gündemi gerçekleştirmek için kullanacağı. Bir ihtimal, mahkeme lehine sonuçlanır ve bulunduğu pozisyonu korursa, düğmeye hemen basacağı konusunda şüphe duymuyorum. O durumda zihnindeki pakette ne varsa birbiri ardına Meclis’e sevk eder. Aksi olursa da her hal ve kârda siyaset gündemini kuşatacağı zemini oluşturduktan sonra harekete geçer.
Bunu yapabilecek gücü var mı, ya da ortaya çıkacak yeni durumun düzenleyicileri ona bu şansı verirler mi diye düşünmek bence yersiz, zira geçmişte bunu yaptı. AKP’nin kuruluşuyla noktalanan parti içi tartışma ve ülkeyi saran gerilim olanca ağırlığıyla gündemdeyken Edirne Cezaevi’nde, AKP vücut bulduğunda siyasi yasaklı, geleceği meçhul birisiydi Erdoğan. Daha önemlisi, o gün içeride ve dışarıda hemen herkesin üzerine proje inşa etmesine açık, bundan ziyadesiyle mutlu, yakın çevresini tanzimde ehliyet kadar vefa duygusundan kaynaklanan ölçülerle hareket edip defoları kendisini çevreleyen halkada eritmeye amade bir Erdoğan vardı; bugün ise altı yıllık başbakanlık döneminin kazandırdığı deneyim dışında kervan giderken yolda edindiği eşhas bilgisine sahip bir Erdoğan var. Onun yargı süreci devam ederken ‘Dur bakalım netice ne olacak’ diye bekleyip sonrasında strateji belirleyeceğine ihtimal vermem. Satranç ustası değil Erdoğan. Bu yüzden birkaç hamle sonrasının tahlilini kapsayan ihtimaller hesabıyla uzun uzadıya plan yapmış olduğunu falan düşünmem. Bunun gerekli olduğuna inandığını dahi sanmıyorum. Siyaset sahnesinin en yeni lideri Erdoğan. Ancak geçmiş yıllarda nice satranç ustasının piyonlara vezir işlevi yükleyip ‘Yeni kural böyle’ diyenler karşısında elinin ayağının bağlandığını görerek geldi. Dolayısıyla nasıl hareket edeceğinin zihninde sadece ana hatlarının netleşmiş olduğunu sanırım. İtibar ettiği kimselerle bir araya gelmesini ise aklındakileri başkalarıyla paylaşıp onların ‘ne yapması gerektiğine’ ilişkin fikirlerini almaktan ziyade ‘neyi yapmaması gerektiğini’ belirlemeye matuf olduğunu düşünüyorum. Erdoğan’ın dinlediği, hatta onayladığı sanılan görüşleri iç dünyasında çoğu zaman ‘söylenen’den ziyade ‘söyleyen’ kişiyle ilgili süzgeçten geçirdiğini unutmamak lazım...



Bu yazı 1,272 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Nisan 2010 Doğum gününde sevgiliyi hatırlamak...
    • 3 Ekim 2008 Gerçek gündem ve eğlence
    • 14 Ağustos 2008 Bir test, 2 bin ölü!
    • 30 Temmuz 2008 İddianamenin şifresi
    • 12 Temmuz 2008 Ordu ne düşünür?
    • 2 Temmuz 2008 AKP davası ve Ergenekon
    • 26 Haziran 2008 Travma!...
    • 21 Haziran 2008 Yeni dönemde Tayyip Erdoğan ve...
    • 12 Haziran 2008 Yargı kılıf işlevi görmeye başlarsa!..
    • 28 Mayıs 2008 Kritik dönemeç
    • 21 Mayıs 2008 Mahkeme nasıl kışkırtılır?
    • 14 Mayıs 2008 Sahtelik, devlet ve siyaset
    • 8 Mayıs 2008 Erdoğan’ın yol haritası
    • 30 Nisan 2008 CHP değişirse her şey değişir!..
    • 23 Nisan 2008 Laikliği masaya yatırmak!
    • 16 Nisan 2008 Perdeyi kaldırmak
    • 9 Nisan 2008 AKP nasıl kurtulmaz?
    • 2 Nisan 2008 Tayyip Erdoğan
    • 26 Mart 2008 Başımıza gelenler...
    • 19 Mart 2008 Siyasi tarihin ayıplı sayfaları

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,991 µs