En Sıcak Konular

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete

Mehmet Şevket Eygi
0 0 0000

1 Mayıs’taki Taksim Yasağı Son Derece Doğru ve İsabetliydi



SİYASî mânada değil, en geniş manasıyla muhalifim; hükümeti mükümeti desteklemem. Bu muhalefetten maddî, şahsî, siyasî bir menfaat, prestij de beklemem.

Niçin muhalifsin?.. Uluslararası şeffaflık ve temizlik notu, 10 üzerinden 3 küsur olan bir ülkede muvafık olmak mümkün müdür? Kokuşmanın, hırsızlığın, hortumlamanın, pisliğin, kirliliğin her tarafı istila etmiş olduğu bir ortamda muhalif olunmaz da ne yapılır? İnançlarım için, ülkem için, devletim için, halkım için muhalifim, gerçek adına muhalefet yapıyorum. Ne post, ne kemik kapma derdim var, ne dünyalık edinme hırsım, ne de riyaset (başkanlık) elde etmek manyaklığım.

Bu girizgâhtan sonra sadede geleyim:

Hükümetin 1 Mayısta Taksim meydanını gösterilere kapatması son derece doğru, isabetli olmuştur. Böyle bir yasaklamayı, hürriyet kısıtlaması olarak görmek ve göstermek yanlıştır. Niçin?

Birincisi: Hürriyet kısıtlanmamıştır. Toplanmak, gösteri yapmak isteyenlere başka müsait yerler gösterilmiştir.

İkincisi: Devletin istihbarat ve emniyet birimleri, 1 Mayıs’tan önce bilgi toplamışlar, dinlemişler, rapor hazırlamışlardır. Taksim meydanında büyük bir kalabalık toplandığı takdirde bombalar patlayacak, kan dökülecek, büyük bir fitne ve fesat çıkacaktı.

Üçüncüsü: Devletin böyle önemli, hayatî bir tehdit ve tehlikeye karşı bir meydanı kapatmaya hakkı vardır. Bu sadece hak değil, aynı zamanda vazifedir.

Dördüncüsü: Solcuların, aşırı ve militan laiklerin Taksim’de ısrar etmeleri ve “Başka meydanda olmaz, ille de oraya gideceğiz” diye ısrar etmeleri gayet yersizdir.

Beşincisi: Vaktiyle o meydanda üzücü hadiseler yaşanmış olması, Taksim ısrarcılarını haklı çıkarmaz.

Maalesef büyük medyadaki bazı kalemler bu konuda çarpık neşriyat yapmışlardır. Ancak şunu unutmasınlar. Türkiye artık eski Türkiye değildir. Milyonlarca halk dönen dolapları anlamaya başlamıştır.

Bendeniz, muhalif M. Şevket Eygi, Taksim meydanı yasağı dolayısıyla Başbakanı, İçişleri Bakanı’nı, İstanbul Valisi’ni, Emniyet Müdürü’nü tebrik ediyorum.

14 Maddelik Tedbirler kararı

DERNEĞİN adı şu: “Hayırlar Yapma, Yaşatma ve İdame Ettirme, İyilik Etme, Memlekete Hizmet ve Bilcümle Faydalı İşler Etme ve Ettirme Derneği.” Bu maksatla halktan büyük miktarda para toplamaktadırlar.

Ülkenin karışık ve vahim durumu dolayısıyla bu derneğin idarecileri geçenlerde olağanüstü bir toplantı yapmışlar. Hüzünlü, düşünceli ve ağlamaklı imişler. Memleketin hali ne olacak, Müslümanların akıbeti ne olacak?.. Konuşulmuş. Durumun gerçekten vahim, krizin gerçekten korkunç olduğu konusunda hepsi ittifak etmiş.

Müzakerelerden sonra kararlara geçilmiş. Hiç vakit kaybetmeden şu işlerin yapılmasına oy birliği ile karar verilmiş:

1. Büyük Cami’deki eski hoparlör tesisatının atılıp yerine dünyanın en modern ve en bağırtlak 150 desibellik ses tertibatının konmasına. Bu iş için 150 bin dolar harcanacakmış.

2. Caminin kaloriferlerinin gelecek kış sezonu için yenilenmesine, bilhassa sabah namazına gelen üç-beş kişinin üşümemesi için gereken bütün ısıtıcı tedbirlerin alınmasına.

3. Yaz aylarında cemaatin serinlemesi için hiçbir masraftan kaçınmayarak camiye en sofistike klima tesisatının kurulmasına.

4. Bu yetmiyormuş gibi ulu mâbetin sağına soluna, ortasına ve bilhassa mihrabına güçlü yellengeçler/vantilatörler konulmasına.

5. İmam ve müezzin lojmanlarına her türlü konforun ilave edilmesine.

6. Cami kapısına büyük fıçılar konulmasına, bu fıçıların naylon poşetlerle doldurulmasına ve böylece cemaat-i müslimînin ayakkabılarını poşetlemesine imkân tanınmasına.

7. Hoparlörlerin, bilhassa kimsenin namaza kalkmadığı sabah vakitlerinde sonuna kadar açılarak halkın uyarılmasına.

8. Bu büyük hizmet ve faaliyetlerin yapılabilmesi için gerekli parayı toplamak üzere bir seri yeni makbuz bastırılmasına.

9. İki şerefeli minarelerin yıktırılarak dörder şerefeli minareler yaptırılmasına.

10. Camideki bütün tarihî ve kıymetli halıların, şamdanların, kandillerin, hüsn-i hat levhalarının ve diğer değerli eşyanın çoktan çalınmış olmasına rağmen ulu mabede bilgisayarlı bir güvenlik ve gözetleme tesisatı yaptırılmasına.

11. Mermer sütun başlıklarının, kubbe ve minare alemlerinin 24 ayar halis altınla kaplatılmasına.

12. Sıcak günlerde içi yanan cemaat için caminin çeşitli köşelerine buzlu su cihazları konulmasına.

13. Namaz esnasında zır zır çalan cep telefonlarına karşı lazerli ve atomlu önleme tesisatı yaptırılmasına.

14. Altı dilde, “Ayakkabılarınızı burada çıkartınız” levhaları hazırlanarak, turistlerin camiye pabuçlarıyla girmesinin kesin şekilde önlenmesi.

Dernek çalışanlarını tebrik ediyor ve daha nice hoparlörlü, klimalı, vantilatörlü, kaloriferli, naylon poşetli, soğuk sulu, yüksek desibelli hizmetler yapmalarını temenni ediyorum.

Merhum İsmail Dayı Bey...

DEĞERLİ Müslüman, aziz dostum İsmail Dayı bey 19 Mart 2008’de vefat etmiş, günler sonra haberim oldu. Kendisine rahmet diliyorum. Merhumla yarım asra yaklaşan bir dostluğumuz vardı.

1960’ta Yağmur yayınevini kurmuştu. Bu müessese modern İslâmî kitapçılığın ve yayıncılığın öncüsüdür.

Merhum Turgut Özal’ın partisinde ve yanında iki devre Balıkesir milletvekilliği yapmıştır,

İstanbul’da üniversite öğrencisi iken Birinci Dönem Karesi (Balıkesir) mebusu (milletvekili) âlim, fazıl, edib merhum üstad Hasan Basri Çantay Hoca’nın “Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerim” adını taşıyan Kur’ân tercümesinin tashih işinde üstadın yardımcılığını yapmıştır.

Gümüşhaneli Ahmed Ziyaüddin hazretlerinin yolunda olan gerçek şeyh Kazanlı Hacı Abdülaziz Bekkine efendi hazretleri, Sultanahmet Camii İmam ve Hatibi Gönenli Mehmed Efendi hazretleri, İskender Paşa Camii İmamı Muhammed Zahid Kotku hazretleri gibi maneviyat büyüklerine yetişmiş, onların nazarlarından feyz almış, dualarına mazhar olmuştur. Merhum Ordinaryüs Profesör Ali Fuad Başgil hocamızın yardımcılığını yapmıştır. Merhum Nurettin Topçu’nun yakın çevresine dahildi.

Merhum İsmail Dayı bey, maddiyatçı değildi, o hep maneviyatçı olmuştur.

1960’lı yıllarda kendisiyle hemen her gün konuşurduk. Bazen Divanyolu caddesindeki Çukurova lokantasında buluşurduk. Biz oraya “Bol Kepçe lokantası” adını takmıştık kendi aramızda. Ucuz bir halk lokantası idi. Zaten bizim de iyi lokantalarda yemek yiyecek paramız yoktu. Hiç unutmuyorum, İsmail bey bir porsiyon çorbanın içine yarım porsiyon nohut ilave ettirerek karnını doyurmaya çalışırdı.

1984’te Gerede cezaevinde mahpus bulunuyordum. Ziyaretçin var dediler, baktım İsmail bey gelmiş. O tarihte milletvekiliydi. Merhum Turgut Özal “İsmail git, Şevket’i Gerede hapishanesinde ziyaret et, benim de selamımı söyle” demiş.

60’lı yılların başlarında Üstad Ali Fuad Başgil Samsun senatörü (O zaman iki meclis vardı) seçilmişti. Bir gece onu Ankara’ya yolcu etmiştik Haydarpaşa garından. İsmail bey, hocanın sağ kolu olarak yanında idi, birlikte gitmişti. Baskı yapılmasaydı, öldürülmekle tehdit edilmeseydi Hoca cumhurbaşkanı seçilecekti. İhtilalciler, “Seçilirsin ama birkaç gün sonra Çankaya’nın ötesindeki kırlık kesimde bir çukurda cesedin bulunur” demişlerdi ona. Hoca İsviçre’ye göç etmek zorunda kalmıştı.

Merhum İsmail Dayı güzel kitaplar yayınladı, kültürümüze hizmet etti. Temiz bir insandı, haram yemedi, kirli işlere bulaşmadı. Dini bütün bir Müslümandı. Parayı putlaştırmadı. Kültürlü, irfanlı, ahlâklı, karakterli bir kimseydi. Mekanı Cennet olsun.



Bu yazı 1,004 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Hainler İstanbul’u Bu Hale Nasıl Getirdiler?
    • 16 Ağustos 2008 Ergenekon=Jakoben Laikçilik=Resmî İdeoloji
    • 14 Ağustos 2008 Şeriatî Hem Sünnîlik, Hem Şiîlik Açısından Bozuktur
    • 30 Temmuz 2008 Yakın Tarihimize Işık Tutan Büyük Ve Engin Bir Kitap: Üstad Ali Ulvi Kurucu’nun Hatıraları
    • 29 Temmuz 2008 Modern Türkiye’nin kuruluşunda Yahudiler
    • 28 Temmuz 2008 Din Büyüklerinin ve Müslümanların Dikkatlerine 12 Maddelik Islah Projesi
    • 24 Temmuz 2008 Ezana Saygısızlık
    • 21 Temmuz 2008 Hırsızlıkla Namaz Bir Arada Olmaz
    • 18 Temmuz 2008 Darbe Şakşakçılığı Yapanlar Dilerim Beladan Belaya Uğrasınlar
    • 17 Temmuz 2008 Türkiye Halkı Aptal ve Salak mıdır?
    • 16 Temmuz 2008 İsim Vermeden Anonim Tenkitler ve Uyarılar Yapmaya Devam Edeceğim
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 14 Temmuz 2008 Müslüman Türkiye’de İslâm Devleti İstenemez
    • 12 Temmuz 2008 İslami tevhid eğitimi
    • 11 Temmuz 2008 Hakkın ve Halkın Hizmetinde Cumhuriyet
    • 10 Temmuz 2008 Yapılabilecekler ve Yapılması Gerekenler Yapılmıyor
    • 8 Temmuz 2008 Ordu ve Din...
    • 5 Temmuz 2008 Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
    • 4 Temmuz 2008 Hep Sivas Faciasından Bahs Edip, Başbağlar Katliamından Hiç Bahs Etmemek Zulümdür
    • 3 Temmuz 2008 Fitne Fesat Saçan Gazete

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,017 µs