En Sıcak Konular

Ali İhsan Karahasanoğlu
Vakit

Ali İhsan Karahasanoğlu
0 0 0000

Serdar Özgüldür’ün üyeliği!



Anayasa Mahkemesi’nin 46. kuruluş yıldönümünde, mahkemenin bizzat kendi üyelerinin, Anayasa’ya ne kadar bağlı olduklarına dair irdelememize, bugün de bir başka üyenin hukuki durumu ile ilgili olarak devam edelim.
 
 
Bugün masaya yatıracağımız üye ise, asker kontenjanından Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanan Serdar Özgüldür. Darbe tehdidi ile Anayasa Mahkemesi üyelerini etki altına almak istediği ileri sürülen, önceki Deniz Kuvvetleri Komutanı YenerKarahanoğlu’nun, “Benim eski arkadaşımdır. Zaman zaman konuşuruz” dediği Serdar Özgüldür..
Kendisi, önceki cumhurbaşkanı Necdet Sezer tarafından, 2004 yılında Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçildi.
Anayasa’nın hangi maddesine göre?
146. maddesine göre.. Maddenin konumuzla ilgili bölümü şöyle:
“Cumhurbaşkanı, ... birer asıl üyeyi Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; ... seçer.”
Serdar Özgüldür, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kontenjanından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen bir kişi..
Anayasa’daki düzenlemeye göre, üyeliğe nasıl seçilmeli imiş?
“Askeri Yüksek İdare Mahkemesi genel kurulunca, kendi başkan ve üyeleri arasından” yapılacak seçimle..
Yani Serdar beyin Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmesi için, cumhurbaşkanına ismi gönderildiğinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde ya başkan, ya da üye olması gerekirdi.
Peki sayın Özgüldür, seçimin yapıldığı 21 Haziran 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde başkan mıydı?
Hayır!
O mahkemede üye miydi?
Hayır!
Peki ne idi? Genel Sekreter!
Anayasa’da, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin başkan ve üyelerinin seçilebileceği yazılmış. Peki genel sekreterin de seçilebileceği yazılmış mı?
Hayır!
Anayasa çok net olarak, “başkan ve üyeler arasından” diyor.
Şuna da dikkat buyrun: Bir kişinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde daire başkanı olabilmesi için, mutlaka daha önce üye olması gerekir. Anayasa’da, “Başkan ve üye” ifadesinin kullanılarak, aslında ne kadar titiz davranıldığını görüyoruz. Anayasa tam tanımlama yapmış, genel anlamda üye deseydi bile, yorum yoluyla, “Başkanların da aslında bir üye” olduğu düşüncesi ile seçilmesi mümkün iken, işi yoruma bırakmamış, “Başkan ve üye” tanımlaması ile tam tarifte bulunmuş! Bu kadar titiz ifade edilen bir maddede, “Genel sekreter” ifadesi yok ise, artık o ünvanla çalışan bir kişinin de seçilmesi mümkün değildir demektir.
Demek ki, Serdar beyin Anayasa Mahkemesi üyeliği de geçersizdir.
Fulya hanımdan sonra, 11 kişilik yüksek mahkemenin ikinci üyesinin de seçiminde skandal mahiyetinde bir sakatlık var.
Serdar bey şöyle diyecektir; “Ama, ben genel sekreter olmadan önce, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde üye olarak görev yaptım.”
Olabilir... Daha önceden üye olarak görev yapılmış olması, seçim sırasında üye olunması gereken bir prosedürde, sizin o haktan yararlanmanızı gerektirmez ki!
Örnek vereyim size..
Anayasa’ya göre, başbakan ataması için hangi şartlar lazımdır?
Şahsın, TBMM üyesi olması gerekir.
Peki, daha önceki yıllarda TBMMüyesi olan birisini başbakan olarak atamak mümkün müdür?
“Olur mu öyle şey?” diyeceksiniz.
Geçmiş yıllardaki TBMM üyeliği, geçmişte kaldı. Başbakan olarak atanabilmek için, atama sırasında TBMMüyeliği gerekir!
Evet doğru bir yorum.
Özgüldür’ün seçiminde de uygulanması gereken doğru bir yorum.
O halde, Serdar Özgüldür’ün Anayasa Mahkemesi’ne seçilmesi sırasındaki “Ben önceden üye idim” savunması, Anayasa Mahkemesi üyeliğinde aranan “seçim sırasında gerekli olan üyelik” için yeterli değildir.
Serdar bey, seçilmesi sırasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde başkan ve üye statüsünde çalışmadığı için, Anayasa Mahkemesi’ndeki üyeliği de geçersizdir.
Bugüne kadar kullandığı oylar da, Fulya Kantarcıoğlu hanımın kullandığı oylar gibi geçersizdir..
Ne kadar önemli koltukta olurlarsa olsunlar, hukukun üstünlüğü herkese uygulanmalı ve ülkenin gidişatında önemli işlevi olan bir mahkemenin üyelerinin seçimindeki hukuka aykırılıklar görmezlikten gelinmeyip, doğru olan yapılmalıdır.
Serdar beyin 4 senedir üye olması, kendisi için bir haklılık unsuru olarak görülemez. Olsa olsa, hukuka aykırılığın yıllardır nasıl görmezden gelindiğinin vehametini ortaya koyar!
Yanlışın neresinden dönersek, kârdır. Yanlıştan bir an önce dönülmelidir!
 


Bu yazı 2,346 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Anlayana sivri sinek anlamayan davul zurna sinek ee..
    • 16 Ağustos 2008 Maliye Bakanlığı cevap verdi, ya diğerleri?
    • 14 Ağustos 2008 Fikret Bila, namazdan niye rahatsız oluyor?
    • 14 Temmuz 2008 Onların gücü, bizim ‘dik duruş’ eksikliğimizden!
    • 12 Temmuz 2008 Yasakçı Tuğcu, böyle saçmaladı!
    • 5 Temmuz 2008 Ergenekon’da öyle, AK Parti’yi kapatmada böyle!
    • 28 Haziran 2008 RTÜK bile uyursa, Anayasa Mahkemesi ne yapacak ki?
    • 27 Haziran 2008 “Bedevi”nin arkasındaki gerçek!
    • 21 Haziran 2008 Doğan saldırılarının arkasında ne var?
    • 13 Haziran 2008 Bak sen, şu ANKA kuşuna!
    • 12 Haziran 2008 “Sı-nır-lı-dır” ne demek, izah etseniz ya!
    • 1 Haziran 2008 50 yıllık gazeteciden(!) gazete düşmanlığı!
    • 28 Mayıs 2008 ‘Kapatma kararı’ndan daha vahim olan..
    • 25 Mayıs 2008 Tartışma örtü yasağıysa, MHP’nin safı neresi?
    • 24 Mayıs 2008 Yargıtay, kapatılmamaya “heves”’ dedi!
    • 21 Mayıs 2008 CHP % 95, AK Parti % 4.. Normal mi bu?
    • 19 Mayıs 2008 ‘Köşeler babamızın malı mı?’dan ‘gazeteler babamızın çiftliği’ne!
    • 14 Mayıs 2008 Bir dönem, emekliliklerle kapanıyor!
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?
    • 10 Mayıs 2008 Hataların sebebi, yargıya baskı mı?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,916 µs