En Sıcak Konular

Mehmet Altan
Star

Mehmet Altan
0 0 0000

Elitler karşı, yığınlar taraf



Aslında, AB Komisyon Başkanları, usul gereği Birlik’e aday olmayan ülkelere gitmiyorlar... Jose Manuel Durao Barroso, 1963 Ankara Anlaşması’ndan bu yana Türkiye’yi ziyaret eden ikinci AB Komisyonu Başkanı...


Diplomatik çevreler, AB’nin üye olmayan ülkelere gitmeme geleneğini Prodi’den sonra ikinci kez bozarak Türkiye’ye gelen Barroso’nun ziyaretini, bu nedenle önemsemekte...

***

AB Komisyon Başkanı Barroso’nun Türkiye ziyaretinde verdiği mesajlar, bir anlamda Brüksel’de Türk gazetecilerine verdiği demecin tekrarıydı...

Barroso Brüksel’de ne demişti?

‘Avrupa açısından sıradan ve normal olmayan, garip bir dava...

En çok oy alan parti hakkında kapatılma davası açıldığını duyduğumuzda tabii ki şaşırıyor ve endişeleniyoruz.

Bu tür bir dava, normal ve istikrarlı Avrupa demokrasileri açısından oldukça garip.

Bu dava Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde açılsaydı yine aynı yorumu yapardım...

Avrupa’da farklı yasal sistemler var ancak bunların hepsi İnsan Hakları Sözleşmesi ve Venedik Komisyonu ilkeleriyle uyumlu olmalı.

Umudumuz, Anayasa Mahkemesi’nin, hukukun üstünlüğü ve demokrasiyle uyumlu bir karar alması.

Hem toplumun çoğunluğunun görüşüne hem de demokratik sekülarizme saygı gösterilmeli.

Bu her demokratik Avrupa ülkesi açısından olduğu gibi Türkiye açısından da önemli. Bunun toplum tarafından desteklenmesi önemli.

Türkiye, yabancı bir ülke değil aday ülke. Müzakere sürecine başlarken bir çeşit sözleşme yaptık, bu da ilgili alanların denetlenmesini gerektiriyor.

Ancak bu içişlerine karışmak anlamını taşımıyor. Evlilik sözleşmesi gibi karşılıklı bir ilişki.

Her iki taraf da birbirini ikna etmek durumunda. AB Komisyonu’nda hiç kimse Türkiye’nin büyüklüğünü, önemini ya da onurunu tartışma konusu yapmıyor.’

***

Bu arada kapatma davası AB’ye desteği yeniden arttırdı...

Galiba da AB’yi destekleyenlerin sınıfsal ve sosyal yapısında da bir alt üst oluş gerçekleştirdi...

A&G Araştırma Şirketi’nin Kanal D Haber için yaptığı büyük ankete göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, AKP’nin kapatılması istemiyle 14 Mart’ta açtığı dava sonrasında, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi konusunda destek veren AKP’li seçmen oranında artış oldu.

Son yapılan ankete göre, AKP’li seçmenin yüzde 41.9’u, ‘Türkiye mutlaka AB’ye girmeli’ dedi.

Bu oran bir ara yüzde 30’a kadar düşmüştü...

‘Türkiye mutlaka AB’ye girmeli’ diyenlerin oranı 2008 Nisanı’nda yüzde 41.9 olurken...

Yüzde 24.0’ü ‘girsek de olur girmesek de’ demekte...

‘Kesinlikle AB’ye girmemeliyiz’ diyenlerin oranı ise yüzde 27.7...

Yüzde 6.4 ise soruya ‘cevap vermedi veya veremedi.’

***

Bu son kamuoyu yoklaması, Türkiye’nin huzurlu, zengin ve özgür bir ülke olabilmesi için AB’nin en etkin ve akılcı çare olduğunu ortaya koymakla kalmıyor...

Elitlerle, yığınların da hızlı bir şekilde yer değiştirmekte olduğunu gösteriyor.

Daha önce AB projesine elitler yakın, yığınlar uzaktı.

Kapatma davası sürecinde Ankara elitleri, demokrasiye var gücüyle destek çıkan AB’den uzaklaşırken, yığınlar AB’ye hızlıca yeniden yakınlaşıyor...

Zaten normalde olması gereken de bu...

Daha evvel niye yoktu da şimdi oldu?

Cevap, ‘darb-ı mesel’den:

‘Bir musibet bin nasihate bedeldir.’



Bu yazı 629 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2008 Oku bakayım...
    • 16 Ağustos 2008 Beş yıl önce neredeydiniz?
    • 14 Ağustos 2008 Ahmedinejad’la...
    • 12 Ağustos 2008 Saakaşvili Tolstoy okudu mu?
    • 31 Temmuz 2008 ‘Kapatma ama hırpala..’
    • 14 Temmuz 2008 MİT’in Ergenekon listesi...
    • 12 Temmuz 2008 İran savaşı yaklaşıyor mu?
    • 10 Temmuz 2008 Ölümün askerleri
    • 8 Temmuz 2008 Öksüz Çocuk Eldiveni...
    • 5 Temmuz 2008 Dağbaşı
    • 28 Haziran 2008 Bir Türk neye bedel?
    • 26 Haziran 2008 Türkiye-Almanya
    • 21 Haziran 2008 ‘Kamuoyunu TSK çizgisine getirmek’...
    • 13 Haziran 2008 Gerçekten cevap bu mu?
    • 11 Haziran 2008 Askeri sopa ile özen...
    • 2 Haziran 2008 Elitist mi, kitlesel mi?
    • 1 Haziran 2008 Sizi muhatabınız belirler...
    • 28 Mayıs 2008 Sivas’ın doğusu...
    • 25 Mayıs 2008 Danıştay ne karar verecek?
    • 24 Mayıs 2008 Birinci Cumhuriyet’in sonu mu?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,974 µs